O gün bir daha yazmadı bana. Ben de herhangi bir şey yazmadan sadece bekledim. Beklerken beklediğim için kızdım kendime. Sonra Azer Bülbül-Duygularım dinleyerek yastığımı ıslattım ve gözyaşlarım şarkının ritmine eşlik ederken uyuyakaldım. Anonime ayar vermeye çalışırken yanlışlıkla depresyona girmiştim. Sabaha karşı 5 gibi açık kalan şarkı nedeniyle rahatsız olarak uyandım. Hâlâ azer bülbül çalmaya devam ediyordu. Kaşlarımı çatarak şarkıyı kapattığımda bildirim geldiğini gördüm ve uykulu gözlerle mesajı okumaya çalıştım. Anonim: çko mutszm (04.46) 15 dakika önce atmıştı ve sızıp kalmadıysa uyumuş olamazdı. Ya alkollüydü ya da benimle dalga geçiyordu. Cemre: tek mutsuz sen değilsin Anonim: musmutsuz ve aşıyım Aşı şu aralar duymayı istediğim bir kelime değildi :) Aşk kavramından o kadar uzaktım... aşıya bir o kadar yakın :) Cemre: geber mutsuzluktan Anonim: geberiyoruö Cemre: anonim nasıl görünüyorsun biliyor musun? Cemre: Issız Adam'ı defalarca izleyip onu taklit etmeye çalışan aptal bi çocuk gibi Cemre: ben yapamıyorum ada şöyle ada böyle ada Anonim: hiö ıssz adan izlemediö Cemre: s*ktir Anonim: uyıycam bem Cemre: yat zıbar Anonim: ama kollarında Adama bak her şeyi yanlış yazıp son şeyi düzgün yazmıştı. Erkek milleti arkadaşlar erkek milleti... oyuna gelmem. Bir süre uykulu gözlerle son mesajını izledim ve o da yazmayınca uyuyakaldığını düşünerek telefonu kapattım ve tekrardan yastığa attım kendimi. Tüm gece ağlamamın ve azer bülbül dinlememin yan etkisi olarak duyguları darmadağın olan sadece azer bülbül değildi. Ve ben çok öfkeliydim. Hiç yoktan gelip dümdüz giden hayatıma bodoslama dalmıştı. Bu sıradanlığın bir gün yitip gitmesini ve hayatımda yeni bir şeyler olmasını isterdim hep. Ama böyle bir şey olmamalıydı. Hayaller kurarken kafamdaki hiç böyle olmamıştı. Kim olduğunu belli etmekten korkan biri vardı karşımda ve ben bu belirsizlikte kaybolup gidiyordum. Doğru insanın bir gün beni bulacağı gibi aptal bir düşünceyle lise son sınıfa kadar cıvık cıvık gelmişti tüm ilişkiler. Erkek ırkından tamamen uzak durmuştum ve aptal kafam sanıyordu ki büyüyene kadar uzak durursam doğru kişi gelir. NAH GELİR. İlk aşkım hayal kırıklığı olacaktı. Karşıma yanlış insanlar çıkacaktı. Hata yapa yapa doğrunun ne olduğunu görecektim. Yanlışı görmeden doğrunun ne olduğunu bilemezdim. Tüm bunları iyi hoş bu şekilde düşünürken uygulamakta neden zorluk çekip hala beyaz atlı prensimi bekliyordum peki? Üstelik karşımdaki kişi beyaz atlı prens falan değildi, bildiğin at kafalı prensti. Evet onun için doğru kelimeyi bulmuştum. At kafalı prensim. Hışımla yattığım yerden doğrulup öfkeli bir şekilde telefonumu aldım ve yazmaya koyuldum. Evet işte o hamleyi yapacaktım. MANAS DESTANI UZUNLUĞUNDA MESAJ ATACAKTIM. Cemre: Sevgili beyaz atlı, at kafalı prensim. Üzgünün ama prenses zehirli elmayı yedi ve sen yetişemedin. Henüz yeşermeden tükendin ben de. Bugün o ettiğin 'sıkılabilirim de' lafını yutacaksın ama kuleye geldiğinde saçlarımı makasla kesip tüm yollarını kapatacağım. Öpücükler fayda etmeyecek uyandıramayacaksın güzellik uykumdan. Tüm bunlarla birlikte sana yeminim olsun ki içimdeki pollyanayı çok arayacaksın ama ulaşamayacaksın. *** Hayır, hayır, hayır. Bunu yapmış olamam. Olmamalıyım hayır. Elim ayağım titreyerek telefonu elime aldım ve Duygu'yu aradım. "Duygu kanka acil bize gelsene ya. Atmamam gereken bir mesaj attım." Bu kızın her ne saatte olursa olsun anında telefonu açmasına bayılıyordum. İdeal kanka aynen böyle çağrı merkezi gibi her an tetikte beklemeliydi. Çok geçmeden kapıya gelmişti. "Umarım atmaman gereken mesaj sosyal medyada siyasi içerikli bir mesajdır da anonime değildir Cemre." Kafamı iki yana salladım. "Anonime atmışım Duygu. Sabahın beşinde atmışım. Uyandığımda rüya sanıyordum." Telefonu eline tutuşturdum. Kaşlarını çatarak mesajı okudu ve hemen ardından bir kahkaha attı. "Allah yukarda biliyor buraya gelene kadar kafamda bir sürü yazdım çizdim ne attı bu kız nude mu attı diye." Omzuna vurup kaşlarımı çattım. "Bunu da düşünmezsin ya" "Bir kanka her ihtimali göz önünde bulundurmalıdır bebek. Pek bir şey değil bence bu mesaj. Biraz sinirlenmişsin o kadar... attığın saate bakarsa kafanın yerinde olmadığını anlar zaten." "Böyle olmuyor Duygu." "Ne olmuyor Cemre?" "Bizim yanımıza erkek bir kanka bulmamız lazım." Lazımdı çünkü mal mal işler yapıyorduk. Erkek ırkını yakından tanımamızın vakti gelmişti. "Ee var ya bir tane sınav haftası konuştuğumuz not aldığımız bir çocuk." "Kaan mı?" dedim göz devirerek. "Evet şerefsiz falan ama iyi çocuktur. Muhabbeti iyi, yardımsever de... Bence onunla arkadaşlık yapabiliriz." Şüpheli bir bakış attım. "Tamam deneyelim kanka. Hiç olmazsa fikir alırız güvenirsek. Geleceğe yatırım." Bildirim sesi gelince onu bırakarak telefona koştum. Anonim sonunda ayılmış olmalıydı. Anonim: bu saate kadar veletlerle uğraştım güzelim anca dönebildim Anonim: neler yazmışsın öyle Kaşlarımı çatarak telefona baktım. Ne yani uyanıktı ve takıldığı şey bu mu olmuştu? Cemre: dün geceki konuşmaları unutalım Anonim: unutalım zaten sarhoştum sen sandım Cemre: ne veleti neredesin sen Anonim: kurs verdiğim 8. Sınıf öğrenciler... kâbus gibiler Şüpheli bakışım git gide büyüyordu. Cemre: biraz zorlasam tc'ni falan verirsin bence bugün he? Nerede kurs veriyorsun? Anonim: akıllı güzelim benim. Ara dur koca şehri hadi Cemre: hadi ama bari ne kursu olduğunu söyle Anonim: sana ne lazım Anonim: belki ispanyolca Anonim: belki aşçılık Anonim: belki hiçbiri değil Cemre: dalga geçmeye devam et :) Anonim: ayrıca ıssız adam izlemedim, sıkılıp kapattığım bi filmdir kendisi Cemre: ada ben ayrılmak istiyorum triplerin ne o zaman Cemre: bad boy musun sen? Hep siyah giyinip 'yar ben belanın ta kendisiyim' havalarında takıldığına yemin edebilirim Anonim: ahaha :) siyah severim doğru Cemre: ciddi ciddi bu hikayedeki bad boy sensin di mi? Anonim: bad boy falan değilim kızım. Ne olunca bad boy olunuyo? Kıskanınca mı? Sevdiğimi sahiplenince mi? Cemre: 'üzerim kızım seni' triplerin mesela? Cemre: ama sana şunu söyleyeyim Cemre: okuduğum kitaplardaki tüm bad boylar kitabın sonunda kör kütük aşık oluyor Cemre: kendini bu hazin sona hazırla badboyum