'Evdeyim Mısracağım. Güvenini boşa çıkartmam,' yazmıştı Aykut. Ne diyeyim ki ben Aykut sana? Ne diyeceğimi gerçekten bilmiyordum. Gerçi onunla konuşmak istemiyordum şimdi. Kimseyle konuşmak istemiyordum. O yüzden bir şey yazmayıp telefonu kapattım. Sabah doğru dürüst uyumadan uyanmıştım. 5 karış suratla, saçımı bile düzleştirmeden, hatta göz kalemi bile sürmeden gittim okula. Kızlar benim bu halime pek alışık değillerdi ama neden böyle olduğumu anlayacaklardı. Ancak biliyordum ki üzerime gelmeyeceklerdi. Durumdan haberdarlardı çünkü. Anlaşamadığımızı biliyorlardı. Sınıf defterini alıp ağır ağır çıktım merdivenleri. Sessiz sedasız sınıfa gidiyordum ne güzel ama Atakan metalcisi dikildi önüme, daha merdivenleri bitirmemiştim. "Günaydın Mısra," dediğinde ona doğru bakmadan ruhsuz ruhsuz "Gü

