Gözümü açtığım gibi Aykut egolayzırının Türk kahveleri günaydın dedi. Kollarını göğsünde bağlamış, sandalyeye yaslanmış, bacaklarını yaydıkça yaymış, karizmatik karizmatik bakıyordu şerefsiz reis. "Günaydın Mısra hanım." dedi duruşunu bozmadan. Kalkmaya başlayıp, "Günaydın Aykut bey." diye karşılık verdim. Çok iyiydik. Gerçekten bak. Müthiş bir uyumdu. "Zil çalmak üzere, iyiysen çıkalım." Yavaşça ayağa kalktım. Artık başım dönmüyordu. "Hadi çıkalım ya. Sıkıldım zaten." dediğimde o da ayağa kalktı. "Uyudun lan, neresine sıkıldın?" diye sordu baş belası reisçim. Türk kahvelerine baktım. "Gece geç yattım Aykut, ders çalışacağımı söylemiştim." Suratım asık duruyordu. Çünkü kızlara nasıl açıklama yapacağımı bilmiyordum. En son tip tip bakarak yanımdan gitmişlerdi. Bu egolayzır da fazla yakın

