M.L 47

2909 Words

Eğer ortada bir anlaşmazlık varsa genelde iki tarafta suçlu olurmuş. Bir kitapta öyle okumuştum. Ne kadar doğru, ne kadar yanlış bilmiyorum ama bizim durumumuzda galiba ikimiz de suçluyduk. Ama dönüp dolaşıp kendimi suçlamaya devam ediyor, Aykut'u suçlayamıyordum. Çünkü salak Mısra'nın dinlemesi lazımdı. Bir nebze olsun güvenmesi lazımdı. Tamamdı da, Aykut da az değildi. Zamanında vukuatları çok olduğu için hemen inanmıştım. Bir de son zamanlarda yorgun olduğunu, halsiz olduğunu falan söylüyordu. Normalde öyle bir insan değildi. Nereden bilecektim, böbreklerinin iflas edip de vücudunun halsiz kaldığını? Ben bunları söylediği zamanları hep başka şeylere yormuştum. Bu kadar çok severken o kadar az güvenmemdeki sebep neydi Allah aşkına? En son yoğun bakımın koridorunda Asil'in omzunda uyuklu

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD