Akşam yine kapı çaldı, koşturarak gidip açtım. “Hoşgeldin ağam” dedim ve Atahan’ın içeri girmesi için kapının önünden çekildim. “Hoşbuldum ateş parçam, çok hoş buldum” dedi ve belime sarılıp arkadaki duvara yasladı beni. Yine akşamki gibiydi gözleri. Güzel bakıyordu. Dudakları dudaklarımdan kopunca baştan aşağı süzdü beni. “Bugün bir başka giyinmişsin sanki” “Evet” Normalde aramızdaki engelleri azaltmayı severdim. Sadece birkaç parça kumaş olurdu üstümde. Atahan’ı her an her saniye daha iyi hissettmek için ama bugün başka birşey için hazırlanmıştım. Dizlerimin hafif üstüne biten pileli bir etek ve diz üstü siyah bir tül çorap seçmiştim. Üzerime beyaz tüm düğmeleri boğazıma kadar kapalı boğuyormuş hissi yaratan, tüm bedenimi saran bir gömlek vardı. Biraz küçük geldiğinden,

