Atahan işe gittikten çok sonra uyandım. Ağır ağır kalktım yataktan. Hazırlanıp çıktım otelden. Çarşı artık hem daha tanıdık hem daha sıkıcı geliyordu. İnternetten bulduğum birkaç turistik yerinde gezindikten sonra yine alışveriş tuzağına düştüm. Mağazalar arasında garip dükkana denk geldim. Epey eski bir yerdi ve antika ile hurda arası parçalar vardı. Bazıları gerçekten çöpe denk sayılırdı. Aralarında gezinirken eski tarz köstekli saatlerden buldum. Çalışmıyordu ama çok güzeldi. Atahan’a hediye almak gelmemişti aklıma ama bu saat sanki onun olmalıydı. Saati almadan önce yapılıp yapılamayacağını sordum. Adam satmak için belki de basit bir sorunu olduğunu söyledi. Bende ikna olup aldım. Sonra gördüğüm ilk saatçiye girdim. “İçindeki aksamı tamamen değiştirmek gerek” deyinc

