19. BÖLÜM 🫡

369 Words
Askeriyede bazı günler vardır; takvimde sıradan durur ama ruhuna “bugün bir şeyler olacak” diye işaret bırakır. 29 Mart onlardan biriydi. Sabah içtimasında Elif’in yüzüne bakınca zaten anlayacaktım. Kız ya bir şey yememişti ya da yine “hayatım ne olacak?” modundaydı. Meğerse ikisi birdenmiş. Komutan “Rahat!” dediği anda Elif iç çekti: “Şükür… bir gün daha hayattayız.” Kader fısıldadı: “Bunu yüksek sesle söylemesen mi?” Eğitim alanına geçtik. Bugünkü program: koşu, sürünme ve Elif’in sabır sınavı. Koşuda Elif en arkada kaldı. Yanına yaklaştım: “İyi misin?” “Nabız atıyor, ciğer yanıyor, hayat sorgulanıyor,” dedi. “Yani normal.” Komutan bağırdı: “Hızlan!” Elif cevap verdi: “Komutanım kalbim beni bırakmak üzere!” Hepimiz donduk. Komutan bir an baktı, sonra sadece şunu dedi: “Kalbini askeri disipline al.” Kader bana döndü: “Bu kız bir gün askeriye tarihine geçecek.” Sürünme kısmında Elif yere yattı… ve kalkmadı. “Ne yapıyorsun?” dedim. “Toprakla bütünleşiyorum,” dedi. “Belki terhisimi hızlandırır.” Kader dua etti: “Allah’ım ya bunu hızlandır ya da bayılt.” Öğle yemeğinde pilav vardı. Yani… pilava benzeyen bir şey. Elif tabağa baktı: “Bu pilav değil.” “Ne peki?” dedim. “Hayal kırıklığı.” Kader ciddi ciddi kaşıkladı: “Ben bunu yerim. Açlık imanımı test ediyor.” Akşamüstü kantine indik. Kantin askeriyenin psikolojik destek merkezi gibi bir yer zaten. Çay aldık. Elif çayı karıştırıyor ama bardak boş. “Elif?” “Alışkanlık,” dedi. “Umudu karıştırıyorum.” Kader çantasını karıştırdı: “Şeker var mı?” “Niye?” dedim. “Moralimiz düştü, tatlandıralım.” Bir süre sustuk. Sonra Elif masaya vurdu: “Bakın,” dedi, “Biz burada askerlik yapıyoruz ama asıl mücadele şu: aklımızı kaybetmeden terhis olmak.” Kader başını salladı: “Elif, sen bu savaşı baştan kaybettin.” O an gülmeye başladık. Öyle böyle değil. Sessiz gülüş, omuz titremesi, gözlerden yaş gelmesi… Askeriyede bazen disiplin değil, bir kahkaha ayakta tutuyor insanı. Gece koğuşa dönerken Kader dedi ki: “İyi ki buradayız.” Elif cevapladı: “Yanlış anlama ama ben sivil hayatta daha iyiyim.” Yatağıma uzandım. Bugün de bitti. Yorucuydu, komikti, saçmaydı. Ama biz hâlâ buradaydık. Ve bu da bir başarıydı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD