Ömer’in Anlatımı Yine İstanbul… Uzun yıllar sonra buradaydım. Bu sefer bir görev için değil. Bir şeyleri kapatmak için gelmiştim. Geçmişi. Adım adım o sokağa girdim. Her adımda kalbim biraz daha hızlandı. Ayaklarım titriyordu. Ellerim terliyordu. Yüzbaşıydım. Soğukkanlı olmak zorundaydım. Ama şu an… Üniformamın arkasına saklanamıyordum. Apartmana girdim. Merdivenleri çıktım. Her basamak… beni biraz daha geçmişe yaklaştırıyordu. Ve sonunda… O kapının önündeydim. Elimi kaldırdım. Zile basacaktım. Ama basamadım. Parmaklarım havada kaldı. Vazgeçtim. Arkamı döndüm. Tam gitmek üzereydim ki… Kapı açıldı. Donup kaldım. Yavaşça döndüm. Ve onu gördüm. Merve. “Hoş geldin Ömer yüzbaşım.” dedi. Ses tonu sakindi. Ama içinde başka bir şey vardı. “Burada ne yapıyorsun?”

