/10 ŞUBAT 2026/
Bir hafta oldu.
Yedi gün, yüz yirmi üç bağırış, otuz yedi “komutanım emredersiniz!” ve sıfır kahve molası.
Artık sabah beşte uyanmak bana doğal gelmeye başladı.
Yani doğal derken... midem hâlâ şaşkın, kalbim hâlâ sorgulayıcı ama vücut alıştı gibi.
İlk gün ayağıma büyük gelen postallar yüzünden yürürken kazaya uğradım.
Düşerken “yerçekimi” dedim refleksle.
Komutan da duymuş.
“Ne dedin asker?” dedi, öyle bir sesle ki Newton bile mezarından kalkardı.
Ben “Fiziksel tepki komutanım!” dedim.
O da “Fiziksel tepki mi? Şınav çek bakalım kaç newtonluk tepkin varmış!” diye bağırdı.
On beşinci şınavdan sonra fizik, bana sadece acı veriyordu.
---
Elif’le aynı koğuşta kalıyorduk.
O sabahları kalkınca “Bugün de hayatta kalalım canım dostum” diyor, sonra botlarını ters giyiyordu.
Ben de “Bir gün komutan seni bu yüzden görecek” diyordum.
Gördü.
O gün Elif bütün koğuşun çamaşırlarını yıkadı.
Ben de vicdan azabından ona yardım ettim.
Çünkü burada dayanışma önemliydi.
Kadın kadının yedeğiydi resmen.
Her sabah “hazır ol”da dururken elim titriyordu.
Ama üçüncü günden sonra fark ettim ki, hepimiz aynı durumdayız.
Kimse “doğuştan asker” değildi.
Ama herkes bir şekilde oluyordu.
Akşamları kantinde toplanıp konuşuyorduk.
Bazı kızlar ağlıyordu, bazıları gülüyordu.
Ben genelde gülüyordum. Çünkü ağlamaya başlarsam duramayacağımı biliyordum.
Bir akşam Elif dedi ki:
— Zeynep, buradan çıkınca ne yapacaksın?
— İlk iş duş alacağım. Gerçek bir duş. Köpüklü. Müzikli.
— Ben kuaföre gideceğim. Bu kamuflaj beni erkeksi yaptı.
— Belki modaya yeni trend olur, “Askeri Feminizm Koleksiyonu.”
İkimiz de kahkahaya boğulduk. Komutan geçti yanımızdan, “Asker sessiz!” dedi.
Bizim içimizden gelen kahkaha, yerçekimiyle savaş halindeydi ama sustuk.
---
Bazen düşündüm...
Keşke bütün kadınlar görseydi burayı.
Birlikte yemek kuyruğunda beklemeyi, kar üstünde yürümeyi, komutanın gözünün içine bakıp “emredersiniz” demeyi…
Çünkü zordu, ama aynı zamanda garip bir şekilde güçlü hissettiriyordu.
Akşam nöbetlerinde gökyüzüne bakarken kendi kendime konuşuyordum.
“Zeynep, sen fizik öğretmenisin. Şu yıldızlara bakan kızdın. Şimdi nöbet tutuyorsun.”
Ama sonra gülümsüyordum.
“Belki de kader, bana sadece başka bir laboratuvar verdi. Daha soğuk, daha gürültülü ama yine de öğretici.”
---
Bir gece Elif, yorganına sarılmış halde fısıldadı:
— Zeynep, ben komutanlardan birine aşık oldum galiba.
Ben hemen doğruldum.
— Ne?! Elif senin psikolojin mi bozuldu?
— Ciddi diyorum, çok karizmatik biri. Sert ama düzgün.
— Elif, burası acemi birliği, Netflix değil!
— Bilmem… belki de askerde aşk da olur.
— Olsa bile ben istemem, dedim.
Kaderin bana “bekle sen” dediğini o an fark etmemişim.
---
Eğitimlerin ortasında hep bir kaos vardı.
Bir gün yağmur altında tüfek eğitimi yaptık.
Üzerim çamur, saçlarım sırılsıklam.
Elif yanıma geldi, “Yemin ederim saçlarım yandı!” dedi.
Ben “Senin saç değil, sabrın yanıyor,” dedim.
Ama sonra gerçekten tüfek ateşlenince Elif korkudan yere yattı.
Komutan bağırdı:
— Ne yapıyorsun asker, düşman mı var orada?!
— Komutanım, ben siper alıyorum!
— Siper değil, rezil oluyorsun, kalk!
Hepimiz güldük. Komutan bile gülmemek için yüzünü çevirdi.
O an anladım…
Biz buraya sadece asker olmaya değil, birbirimize tutunmaya gelmiştik.
Kadınlar her yerde güçlü oluyordu.
Ama burada... gerçekten bir ekip olmayı öğreniyorduk.
---
/28 ŞUBAT 2026/
Yemin törenine üç gün kaldı.
Herkesin içinde garip bir hüzün var.
Sanki buradaki o sabah seslerini, o “Hazııııııııır ol!” bağırışlarını özleyeceğiz gibi.
Ben de aynaya baktım, yüzüm bronzlaşmış, saçlarım toplanmış, gözlerimde bir ciddiyet var.
“Zeynep, sen oldun galiba,” dedim kendi kendime.
Elif içeri girdi, “Ne oldun?” dedi.
“Bilmem,” dedim. “Ama eskisi kadar korkmuyorum.”
Törenden sonra Elif’le birlikte ustalık birliğine gönderileceğimizi öğrendik.
Aynı yere!
İçim sevinçle doldu.
Yozgat’taki kar soğuğunu geride bırakıyorduk, ama önümüzde ne vardı bilmiyordum.
Ustalık birliğinde yeni insanlar, yeni kurallar… ve belki eski bir hikâye.
Ama onu bilmiyordum henüz.
Tek bildiğim, artık asker Zeynep’tim.
Ve şafak saymaya başlamıştım.
“Şafak 146”