Bir mekana kahvaltı için girdiler ama Esma’nın heyecandan hiçbir şey yiyebilecek durumu yoktu. ‘Madem evlenmek istemiyorum bu adamla ne diye ailesini göreceğim diye heyecanlanıyorum ki’ diye düşünüp kendisini rahatlatmaya çalışıyordu. Bir iki ısırık simit yiyebildi sadece ve iki bardak çay içti. Yine çay bardağına sarılacaktı elinden gelse. Boran’ın ailesi onu beğenmez, sevmez diye düşünüyordu. Kimsesiz biriydi çünkü. Anne terbiyesi bile almamış kendi kendini yetiştirmişti ve içinde hep ya olmadıysam korkusu vardı. Bu his içini öyle kaplamıştı ki morali çok bozulmuş, yüzüne kara bulutlar inmişti. “Hiçbir şey yemedin gelin hanım” dedi en sevdiği ses. “Ya deme şöyle gelin hanım falan.” “Urfa’nın en güzel gelini olacaksın sen.” “Boran, gerçekten hoşlanmıyorum bu imalarından. Gelin ata bin

