Ömür, ensesinde hissettiği nefesle ürperdi. Hemen arkasında duran adamın kolları belini bulduğunda, ait olduğu yerin onun kolları arası olduğunu biliyordu. Yüreği, ait olduğu adamın tanıdık dokunuşlarıyla kuş gibi çırpınmaya başlamıştı. Kokusu nüfuz ederken ciğerlerine, gözlerini kapadı. Tüm duyuları ayakta, onu hissetmeye çalışıyordu. Varlığını biraz daha özümsemeye uğraşıyordu. Rüya olmadığına inanmak istiyordu aslında. O gün, o aptalca sözlerin dudaklarından firar ettiği gün, kaybettiğini düşünmüştü. Korktuğu şeyin gerçekleştiğine emin olmuştu. Ama sonra... En büyük kâbusundan, Özgür'ün gelişiyle sıyrılmıştı. Sevdiği adamdan duyduğu 'bensiz bir yarın yok sana' cümlesi, tek hayali değil miydi zaten? Tek dileğiydi Özgür'süz bir anının olmaması... “Bana ne yaptın bilmiyorum... Söyle, kok

