Özgür, hastanenin boğucu havasından kendini kurtardığında, derin bir nefes çekti ciğerlerine. Bunalmıştı. Düşünceleri kendisine nefes aldırmayacak raddeye geldiğinde zar zor atmıştı kendini dışarı. Bu böyle olmazdı, biliyordu. Devam edemezdi hayatına bu şekilde. Ömür'ün yokluğu ne çok şey götürmüştü kendisinden... Bilmiyordu Özgür, bu kadar zor olacağını. Her gün, kendiyle savaşmak yormuştu Özgür'ü. Onu aramamak için sığınabileceği bahaneleri de yoktu artık. Ağabeyim için kelimesini dahi kullanamıyordu. Ona söylemekten çok, kendi içinde kuramıyordu bu cümleyi. Defalarca söylediği bu cümleyi yakıştıramıyordu artık kendine. Ona olan sevgisiyle vicdanı bir arada olamıyordu artık. “Özgür?” Özgür, kendisine seslenildiğini duyduğunda, arkasını döndü. Gördüğü kişiyle biraz huzursuz olsa da bell

