LİMAN.....

1109 Words
CEYLİN Tereddütsüz bir çırpıda kabullenmişti boğazım düğüm nefes alamıyorum. Son bir kez daha baştan aşağı keskin süzen gözlerini üzerimde gezdirdi. Başı ile adamlarına işaret çaktı o an ayaklarımın bağı çözülmüş kaçmayı idrak edebilmiştim. Geri adımlarımı hızlandırdım koşarak evden çıkışımla sokağa fırladım nereye gideceğimi bilmeden. Sokak aralarından geçtim gözlerimdeki yaş rüzgarın etkisiyle savuruyor peşimde ise adamlar. Şimdi ne yapacağım? İzbandut herifleri atlatmam gerek ama nasıl? Yol iz bilmeden nereye varır kime sığınırım? Ele başları o her kimse asla elinde yem olamam. Tabana kuvvet puslu gözlerimle etrafa bakındım gizlenecek yer arayışındaydım aklıma birden Sezer geldi. Telefonumu koşarken zor bela cebimden çıkardım arkamdan silah sesi yankılandı durmam için ikaz ediyorlar. Biran önce izimi kaybettirmeliyim listenin başındaki Sezer ‘i aradım çağrı sonlamasına yakın telefonu açabildi. “ Ceylin “ Ne ara eve varıp yattığı yerden uykulu cevap veriyor? “ yardımın gerek “ “ ne oldu? “ “ şimdi anlatmanın sırası değil benim gizlenebileceğim yere ihtiyacım var “ “ yine babanla mı atıştın? “ “ daha beter başım belada “ “ tamam ne olduğunu anlatacak mısın? “ “ lanet herif köşeye sıkıştım sorguya çekmenin zamanı mı? “ “ anlaşıldı bana gel sonrasına bakarız “ “ ailen… “ “ odalarına çekildiler gizlice içeri gireceksin “ “ off tamam “ Görüşmeyi sonlandırdım tabi sağ kalır tek parça halinde gidebilirsem nasıl olacaksa artık? Gerisini düşünecek zamanım ne de beynimin algıları yerinde tek derdim sığınabileceğim liman….. Issız ara sokaklara daldım peşimi bırakmadılar labirent döşenmiş bilmeden çıkmaz sokağa saptım. İstinat duvarı önümde engeldi duvarın dibinde barikat kurulmuş tahta parçalarının üstüne çıktım. Yine de boyum yetişmedi ellerimle destek alarak kaldırım kuvvetini hiçe sayma çabalarım içler acısı. Sonunda tırmanmayı başardım ama o kadar yüksek ki aşağı atladığımda kesin bir tarafımı kıracağım. Başka seçenekte görünmediğine göre? Arkadan ayak seslerinden yaklaştıklarını anlayabiliyorum çaresiz boşluğa kendimi bıraktım. Bedenim çekilmiş can acısı ile yere kapaklandım sesler git gide yükseliyordu yerden kıvranarak toparlandım. Koşmaya mecalim kalmamıştı en azından evi yakın civarda nefesiz kaldığım yerden tabana kuvvet koştum. Ara fark açmanın avantajı üzerimde arkama bakmayı ihmal etmedim. Onun yanına gidecek olmam ailesiyle birlikte başı derde girmesini istemem… Sezer ‘i aradım yakınlarda olduğumu kapıya çıkmasını söylediğimden başını dışarıya çıkarmış gelişimi beklerken buldum. Hız kesmeden koşarak evin kapısından içeriye tıkmamdan şaşkındı. Takibe takılmadığımdan emin olmak için son bir kez kontrol ederek kapıyı ardımdan kapattım. Kolumdan çekiştirerek odaya sürükledi nasıl bu raddeye geldiğimi merak ettiğinden aceleci odaya girişimizle ses çıkarmamaya özen gösteren kapıyı örtüşü. “ Ceylin neler olduğunu açıklayacak mısın? “ Ailesine yansımanı, gizlice beni evine aldığı anlaşılmasın diye sesini alçak tutuşu. İsteksiz başımdan geçenleri kesik soluk arasında anlattım küçük odanın içinde volta atıp durdu. “ Sezer bir süre saklanabileceğim yere ihtiyacım var “ Sıkıntılı şekilde saçlarının arasından parmaklarını geçirip asıldı. “ babanın bir gün başına iş açacağını biliyordum öyle kumar bağımlısı biri ufak oyunlara kalkışmaz. Kime bulaştığı ise büyük balıkların masasına oturmuş adamları tarif etmenden belli “ “ alt tarafı gizlenebileceğim yer istedim nasihat dinlemeye gelmedim “ “ anlamıyorsun bu adamların erişemeyeceği hiçbir yer olamaz işin ucu bana kadar dokunacaktır. Ben canımı sokakta bulmadım anladın mı? “ “ ne? “ “ sen nasıl belanın içine düştüğünün farkında mısın? Duydun işte benden medet umma“ “ hadi ya nasıl belaya sürüklenmiş olabilirim? “ “ yer altı dünyasının ileri gelen adamlarını duydun mu hiç? Ne ararsan bütün pis işlerin başını çekerler. Babanın kumar sevdasından fena faka basmışsın senin adına üzgünüm “ “ ee…yani “ “ benim yapabileceğim bir şey kalmıyor polis bile bu adamı enseleyemiyorken üstüne kendimi feda edemem“ “ saol ya bu denli sevdiğinden haberim yoktu “ Söyledikleri bir karış ağızımı açarak dinledim ondan bu kadarını beklemiyordum. “ sen var ya aşağılığın tekisin, korkaksın iyi ki senin aklına uyup nikah masasına oturmadım güvenip senden yardım isteyende kabahat “ “ ee..sıktın ama bak başının çaresine “ Utanmaz kapıyı gösterdi birde bu adamla mı evlenecektim? Benim için canını hiçe sayacağına kıçını kurtarma derdinde. Başımı omuzuna yaslayacağım güveneceğim adamın yalan sevdası. İnsanı yarı yolda bırakan aşağılın teki erkenden gerçek yüzünü gösterdiği iyi oldu. Ah..ahh… baba başına iş açtığın yetmedi beni de harcadın ya bir gece iki vurgun şimdi ben nerelere gideyim? Çıkışa kadar eşlik etmiş kapıyı aralayıp önden etrafa göz atmaya zahmet edişi dışarıda tehlike sezmediğinden başını içeri soktu. Yüzüme bakmadı bile hoş korkaklığı kadar yüzüme bakmaya cesareti olmadığını da öğrenmiş bulunmaktayım. Çekip gitmem için işareti nefretimi de alıp kendimi dışarı attım sessiz sokakta hızlı adımlarımla yürüdüm halen başımdaki belayı savuşturmuş değilim….. Sokak aralarından sıyrılıp sahil kenarına insanların arasına karışmaya kalabalığın içinde izimi bulmazlar diye düşündüm. Çaresiz telefon rehberinde kayıtlı olan isime tıkladım birkaç çağrıdan sonra açtı sesim titreyerek. “ an-ne “ İstemsiz gözlerimi sıkıca kapattım bir süre sessizliğini korudu ve yine içim giderek “ anne “ Diyebilmiştim “ bunca zaman sonra beni ne yüzle arıyorsun? “ Zor yutkunarak “ gidecek yerim kalmadı “ “ sende çareyi beni aramakta mı buldun? Hani babanın kızıydın şimdi ne değişti? “ Telefonun ucunda fısıltı tonuyla konuşmasına rağmen sesinden öfkesini sezebiliyorum. “ lanet olsun son çareyi sende buldum bir kere ya bir kere olsun evladın oluğunu hatırla. Sorgusuz bağıra bas be kadın hiç mi anne duygusu barındırmıyorsun? Yüreğin sızlayıp hiç mi benim bir kızım var diyemiyorsun? “ Dıt..dıtt… telefonu suratıma kapatarak ağızımın payını vermişti gözümden süzülen damla yaşlar. Kimden ne dileniyorum ki? Doğurup sokağa salan hayvanlardan neyim eksik? Her doğuran anne şefkatiyle saracak diye kanun mu varmış? Sessiz iç çekerek köşe başına geldim. “ işte orada yakalayın “ İşittiğim sesle arkama baktım kahretsin pes ettiklerini düşen beynime edeyim kendi derdime yanacağıma yok yere başıma aldığım belayla uğraşıyorum. Kedi fare oyunun içindeyim onlar kovaladıkça fare gibi kaçıyorum. Vızıldayan arabaların önüne atladım kornaya asılmaları araçların aralarından sıyrılmaya gayret gösteriyor ölüme doğru koşuyorum. Tamam biliyorum öleceğimi ama böyle de pisi pisine gebermekte küfür gibi geliyor. Kaldırıma ulaştığımda takibi elden bırakmadılar….. Tüm gücümle koşmaya rota bilmeden devam ederek rıhtım kenarına vardım. Bacaklarımda derman ciğerlerimde oksijen tükenmiş görevini üstlenmiyor gölgelerinden de eser yoktu ama her an enselenebilirim. Korkmaya takatsizim iskeleye bağlı sıralanmış tekneler el tutabileceğim tek umudum. Omuzumun üzerinden göz ucuyla son kez baktım illaki peşimden kovayacaklar. Gözüme kestirdiğim teknelerden birine atladım kamufle olabileceğim nesne bulamadığımdan. Güverteden merdivenlere yöneldim sessiz adımlarla aşağı indim. Önüme çıkan ilk kapıyı denedim şansım yaver gitmiş kilit vurulmamış kapıdan içeri sızıp ardımdan sessizce kapıyı kapattım. Alnımı kapıya yaslayarak derin soluklar alıp veriyor bir yandan gelen giden olur diye dışarıdan gelecek sesi dinlemeye çalışıyordum. İzimi bulmaları için her bir tekneyi mesken tutmaları gerek köşe bucak kaçarken ensemde hissettiğim sıcak nefes. Kahretsin teknenin sahibi olmalı açık kapının elbette bir sebebi olmalı değil mi? Enselenmekten kurtulduğunu şans sayarken atladığın detay şimdi gel de durumu izah et. Tanımadığı hırsız gibi teknesine gizlice girdiği birine yardım elini uzatır mı? Aklımdaki düşüncelerimden silip atan sırtımdaki ince kumaş parçasına işleyen. Soğuk namlulu meryan tenime saplanışı insaflı birine denk geleceğini nereden umuyordun acaba?….
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD