Ertesi sabah, Aylin gözlerini açtığında yatak odası güneş ışıklarıyla dolmuştu. Yanında Kaan masum bir yüz ifadesiyle hâlâ uyuyordu, kolları Aylin'in beline dolanmıştı. ''Acaba sana benzese nasıl görünür?'' diye mırıldandı gülerek, kendi kendine. Dün geceyi hatırladı, geceki tutkulu anlar hâlâ teninde iz bırakmıştı; karnındaki hafif şişkinlik, bebeğin varlığını ona hatırlatıyordu. Bu hayallerinin bile ötesindeydi, sevdiği adam ve onun bebeği... Yavaşça doğruldu, Kaan'ın saçlarını okşadı ve sessizce yataktan kalktı. Üzerine rahat bir sabahlık geçirip aşağı indi. Hamilelik saolsun, yine aç bir kurta dönüşmüştü. Her sabah resmen, karnı kazınarak uyanıyordu. Mutfak, dün geceki yemek kalıntılarıyla dağınıktı ama Aylin'in aklında sadece kahve vardı filtre kahve, o acı ve yoğun kokusuyla güne

