2. Bölüm

1890 Words
Duman aşireti bu olanlar karşısında adeta şoka uğramışlardı. Ahmet'in böyle bir şey yapacağını hiç düşünmemişlerdi. Buke'yi sevdiğini biliyorlardı ama Hasan Arslan'ı öldürecek kadar gözünün döndüğünü bilmiyorlardı. Bir anlık öfkenin sonucuduydu olanlar ama son pişmanlık neye yarardı... Haberi aldıklarından beri bir türlü ulaşamamışlardı Ahmet'e. Yakup ağa tün adamlarını Ahmet'i bulmak için yollamıştı çünkü biliyordu eğer Bawer ağa ondan önce bulursa affetmezdi... Ama Ahmet giderken yalnız gitmemişti, giderken Bukeyi de götürmüştü kendisiyle beraber.. Bukenin ailesi yoksul insanlardı onları parayla susturmak kolaydı.. Asıl zor olan Arslanlardi... Herkes bilirdi Bawer'i. O, intikam almadan durmazdı... Yakup ağa Arslanlarin bu kadar sessiz kalmalarını pek hayra alamet olmadığını biliyordu.. Yoksa Bawer ağa çoktan basardı konağını.. Onlarda Ahmet ile Bukeyi bulamamışlardı demek.. Beklemekten başka çaresi yoktu.. Kan davası başlayacağını adı gibi biliyordu. Bu yaşa kadar neler görmüş geçirmişti. Oğlunu Bawer ağadan önce bulursa saklayacaktı.. Biliyordu kana kan isteyecekti Bawer ağa... Bu hayatta iki oğlundan başka kimsesi yoktu.. Büyük oğlu Yusuf yıllar önce okumak için gittiği başka bir şehirde aşık olup evlenmek isteyince karşı çıkmıştı. O, oğluna yeğenini almak istiyordu ama oğlu ondan gizli gidip evlenmişti... Gelini Nergisten 2 erkek 1 kız torunu olmuştu.. Welat Duman... Asrın mir Duman.. Zişan Duman.. Yakup ağa geri kafalı bir adamdı tek kız torunu olmasına rağmen sevmezdi Zişan'ı.. Welat'ta babası gibi okumak için gittiği yerde aşık olmuştu Azra'ya.. Yakup ağa oğlunda yaptığı hatayı tekrar etmemek için anlı şanlı bir düğün yapmıştı torununa.. Bu evlilikten Welat'ın 4 yasinda bir oğlu olmuştu Mert zana... Azra şimdi ise 6 aylık hamileydi kızı olacaktı Welat'ın... Asrın Mir ise yurt dışında gününü gün ediyordu.. Dedesinin ona kıyamadığını bildiği için çok durmazdı Rıha'da ya yurt dısinda olurdu yada Istanbul'da... Ama abisi artık gelmesini isteyince biraz daha tatil yapıp döneceğini söylemişti. Abisiyle beraber şirkette çalışması lazımdı artik bir yerden başlamalıydı... Zişan daha 20 yaşında deli dolu bir kızdı babasının gül goncasi abilerinin prensesiydi.. Annesinin ise yarım kalan hayaliydi. Çok istemişti okumasını ama dedesi izin vermemişti abilerinin zoruyla sadece liseyi bitirmişti o kadar.. Zişan tüm bunlardan habersiz teyze kızları olan ikiz kız kuzenleri Berivan ve Beritan ile birlikte dere kenarında hem sohbet edip hemde şakalaşıyorlardi.. Kızlar onun yalnızca kuzeni değil hemde hiç sahip olmadığı kız kardeşleriydi.. Aralarında sadece 1 yaş vardı kizlar 19 Zişan 20 yaşındaydı.. Abisinden gelen telefonla neye uğradığını şaşırmıştı.. Hemen kızlarla vedalaşıp evinin yolunu tutmuştu.. Eve vardığında hemen Azra yengesinin yanına gidip tün olanları öğrenmişti.. O da amcasının böyle birşey yapacağına ihtimal bile vermemişti.. Konak kapısını açılmasıyla içeri giren dedesinin adamı Arslanlarin aşireti topladığını onları da çağırdığını haber etmişti.. Yakup ağa yanına oğlunu da alıp evden ayrılmıştı.. Bawer ağa aşiret ağalarini toplayıp Dumanlarada haber salmıştı.. Onlar nasıl amcasına acımadılarsa oda onlara acımayacaktı kana kan isteyecekti.. Herkes Duman aşiretin beklerken Agit ağa çalan telefonuyla hemen toplantı salonundan ayrıldı.. Bawer babasının nereye gittiğini merak etsede hiç sorgulayacak durumda değildi.. Tek derdi şuanda amcasının intikamını almaktı.. Adamları her yerde aramıştı ama Ahmet ortalarda yoktu aldığı haberlere göre Ahmet çoktan ülkeyi terk etmişti.. Artık beklemekten sıkılan aşiret ağaları söylenmeye başlamışlardı. Bawer'in dayısı da hatırı sayılır ağalardandı.. Seyit ağa, "hem suçlular hemde geç gelirler bu ne saygısızlıktır yaw" Başka bir ağada lafa girince " kaç saat oldu bekleriz bu nedir böyle zaten ya kan dökülecek yada kan karşılığı kız alınacak " Bawer duyduklarına sinirlenip " sen ne dediğinin farkinda mısın evlilik söz konusu bile olamaz ben kana kan isterim amcamın kanını yerde kalmayacak bunu hepiniz kafanıza iyice sokun" Dayısı hemen Bawer'i sakinleştirmek için " sakin ol yeğenim töre budur ya ölüm ya düğün sen sakin ol elbet kanı yerde kalmayacak Hasan'ın" Bawer tam kalkıp gidecekken babasıyla beraber içeri giren Yakup ağa ve oğlunu görmesiyle duraksayıp yerine gecti.. Yusuf ağanın yüzündeki ifadeye anlam veremesede kardeşi için diyip takılmadı.. Artık rahat edecekti abi bildiği amcasının intikamını alıcaktı.. Amcasının kanı yerde kalmayacaktı.. Herkes teker teker Arslanlara baş sağlığı diledi.. ilk söze atılan dayısıydı " başınız saolsun Agit ağa Allah kalanlara sabır versin " " sağ olasın Seyit ağa Allah kalanlara uzun ömürler versin" Diğer ağalarında baş sağlığı dinlemesinden sonra konuşma git gide uzuyordu.. Bawer artık dayanamayacaktı ama sabretmesi lazımdı sonunda istediği olacaktı intikamını alacaktı.. Bir süre daha bekledi Bawer ama kimseden çıt çıkmıyordu. Bawer artık dayanamayıp söze başladı, " lafı uzatmaya gerek yok ben kana kan isterim amcamın kanını yerde kalmayacak" Yakup ağa hemen araya girerek " ağalar oğlum Ahmet bir anlık öfkesinin kurbanı olmuştur herkes oğlumun Buke'ye sevdalı olduğunu bilir Hasan'ı da yanında görünce öfkesine kurban olmuştur " Bawer ağa artık dayanamayacak noktaya gelmişti. Siros aşiretinin ağası Davut ağa araya girerek " kanı kanla temizlemeye gerek yoktur ağalar Yusuf ağanın kızı Zişan'ı Bawer ile evlendirelim kan akmasın düğün olsun" Bawer duyduklarına şok olmustu " sen ne diyorsun Davut ağa ben nasıl amcamın katilinin yeğenine nikah kıyıp karım yaparım olmaz öyle şey kana kan gerek" Bawer'in babası Agit ağa araya girerek " benimde kabulümdür Bawer Zişan ile evlenecek bu toplantıda burada bitti" Bawer şok olmuş gözlerle babasına bakarken yanından kalkıp giden ağaları görmüyordu gözleri sadece kulaklarında babasının sözleri çınlıyordu. Bawer ağa babasının karşısına geçip " baba ne dediğini kulakların duyuyor mu nasıl olurda kardeşinin katilinin yeğenini kendine gelin istersin ben bunu kabul etmem " Babasına ilk kez karşı çıkıyordu Bawer. " asıl senin kulakların duymaz herhal ben hala senin hem baban hemde ağanım nasıl olurda benim sözümün üstüne söz söylersin düğün olacak dediysem düğün olacak" diyip Bawer'in yanından çekip gitti.. ♤♤♤♤♤♤♤♤♤♡♡ Duman konağında ise herkes diken üstünde gelecek haberi bekliyordu.. Açılan kapıyla beraber tüm gözler Yakup ağa ve Yusuf ağanın üzerindeydi.. Yakup ağanın keyfi yerindeyken, Yusuf ağanın yüzündeki düşen bin parçaydı. Zişan babasına baktığında güzel şeyler olmadığını anladı.. Zişan'ın abisi Welat hemen dedesine "dede ne karar çıktı de hele" meraktan çatlamak üzerelerdi çünkü kan çıkarsa kendisinin de kardeşininde bu uğurda öleceğini biliyordu ama onu en çok endişelendiren oğlu Mert Zana'ydı ona birşey olmasını düşünmek bile istemiyordu.. "Zişan Arslan'lara gelin gidecek böylece kan akmayacak sözümün üstüne söz istemem kimsenin ağzından tek kelime duymayayim ha sakın Asrın' a haber vermeyin, verenin cezasını kendi ellerimle veririm" diyip avluda çıkıp gitti Yakup ağa... Welat ne kadar kardeşi için üzülsede onun düşünmesi gereken bir evladı ve karısı Azra'nın karnındaki kızları vardı.. Asrın evde olmadığı için ona haber verilmeyecekti. Biliyordu dedesi Asrın'ın Zişan'a olan düşkünlüğünu eğer duyarsa tüm işleri bırakıp geleceğini biliyorlardı.. Avludaki herkes giderken Annesi Nesrin hanım kızına sarılıp ağlamaya başladı.. Babası Yusuf ağa kızının yanına gidip eline bir araba anahtarı verip "gece herkes uyurken bin ve İstanbula gidip ordan da uçakla abinin yanına git ben senin için gereken herşeyi bagaja koydum hiçbirşey almadan git" diyip kızına sarıldı. Zişan babasının onu bırakmayacağını biliyordu " biliyordum babam sen beni kurban etmezsin çok teşekkür ederim" " sen beni gül goncamsın prensesim ben sana hiç kıyarmıyım" Zişan babasına sarılıp odasına gitti akşam yemeği sırasında güler yüzlü olması dedesinin dikkatini çekmişti ama mecbur kaldığı için kabullendigini düşünüp ses etmedi.. Yemekten sonra çaylar içildi saat ilerleyince herkes odasına çekildi Zişan'da biraz bekledikten sonra yavaşça konakta ayrılıp arabasına binip gitti.. ♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤ Bawer ağa babasıyla konuştuktan sonra abi bildiği amcasının mezarına gidip saatlerce oturdu.. " özür dilerim amca kanını almama izin vermiyorlar sana verdiğim sözü tutturmuyorlar. Sen söyle amca ben ne yapayım şimdi nasıl senin katilinin yeğenini koynuma alıp karım yapayım ama amca bunu onlar istedi bende Bawer Ömer Arslan isem bunu onlara ödetmeden durmam belki o kızın bir suçu yok ama onada gün yüzü gösterirsem ben ben değilim amca sen şuan yanımda olsan kızardın bana biliyorum masumlara karışma diye ama Ahmet şerefsizi ortaya çıkana kadar tüm hırsımı ondan çıkaracağım" Bawer amcasının mezarında bir süre daha durduktan sonra adamlarından birini arayıp Dumanlarin konağının yakınlarında durmasını söyledi. Çünkü biliyordu Bawer ağa Yusuf ağa kızının bırakmazdı kaçırmanın yollarını arardı... Gece vakti odasında yatağında uzanırken çalan telefonla kendine geldi Bawer ağa " söyle Hüseyin " diyip açtı telefonu bu adam Dumanların kapısına koyduğu adamıydı.. " Bawer ağam Zişan hanım bir arabaya binip gitti tek başına " deyip karşından gelecek cevabı bekliyordu.. Demek kaçmıştı hanımefendi kimsenin Bawerden kaçamayacağını öğrenmesi lazımdı.. " tamam Hüseyin sen takipte kal ben geliyorum" diyip telefonu kapatıp arabasına atlayıp yollara düştü... ♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤♤ Zişan arabada mutlulukla yola bakıyordu kurtuluyordu babası onu kurtarmıştı daha ne isterdi Rıha'dan çıkmasına az kalmıştı artık buradan çıkarsa kurtuluş yakın demekti.. Zişan yola devam derken arkasındaki bir arabanın sürekli kornaya basmasıyla arkaya baktığında gördüğüyde şok oldu.. Bu Bawer ağanın arabasıydı ama nasıl olur da onu bulurdu.. Zişan durmadan devam etti ta ki Bawer ağa arabasını önüne kırana kadar.. Bawer arabadan inip Zişan'ın arabasının kapısını açıp kolundan tutup arabadan çıkardı.. " bıraaaak ben evlenmek istemiyorum" bağırıyordu sadece Zişan... "bırak gideyim ne olur istemiyorum ben seni bırak da gideyim" Bawer ağa Zişan'ı hızla kendine çekip bir eliyle belini diğer eliyle çenesini tutup " bende meraklı değilim seninle evlenmeye karar böyle çıktı şimdi uslu dur yoksa olacaklardan ben sorumlu değilim" Bawer ağa Zişana bu kadar yakın olmayı beklemiyordu. Zişan'ın yeşil gözlerine baktığında biran duraksasada kendini bozmayıp devam etti.. " ben seninle evlenmem bugün olmazsa yarın tekrar gidicem" Zişan kararlıydı gidecekti.. " bende Bawer Ömer Arslan isem bak bakalım nasıl evleniyoruz" Zişan'ın konuşmasına fırsat vermeden kızı alıp arabaya fırlatıp bağ evine götürdü... " nereye getirdin beni böyle beni evime götür" korkmaya başlamıştı Zişan.. " ben sana benimle evleneceksin dedim değil mi gör bak nasılda evleniyoruz" deyip içeri zorla soktu Zişan'ı. Hüseyin Bawer ağadan aldığı emirle gece yarısı imamla gelmisti bağ evine imam bu duruma anlam veremsede gelmisti bağ evine. Zişan ne yaparsa yapsın Bawer ağa onu bırakmıyordu.. Çalan kapıyla beraber Zişan'ın gözleri kapıyı bulduğunda gelen imamla ağlamaya başladı.. Bawer ağa Hüseyin'e beraber gelen imam ve diğer adamı Osman ile birlikte onları oturma odasına yönlendirip Zişan'ı kolundan tuttuğu gibi yatak odasına sürükledi. " istemiyorum bırak gideyim lütfenn ne istersen yaparım bırakda gideyim " Bawer Zişan'a sağır olmuştu resmen ne onu duyuyor nede ağlamamarını umursuyordu.. " ağlama artık ha illa evlenmem diyorsan İstanbul'daki abine veda et o zaman Zişan ya bu gece karım olursun yada hem abini hemde o çok sevdiğin yeğenini bir gece ansızın toprağa verirsin sende bu vicdan azabıyla bir ömür yaşarsın karar senin aşağıda seni bekliyorum al abdestini dolaptaki kiyafetlerden de giy gel tabi kararın evlenmek olursa 10 dakikan var" " ne olur yapma abimin ne suçu var şuç amcamın git onu bul al intikamını yeğenim ne yaptı sana yapma Bawer ağa bırakta gideyim " Zişan hem ağlıyor hem yalvarıyordu ama Bawer ağa onu umursamadan odadan çıktı.. Zişan ne yapacağını bilmeden öylece oturuyordu. Yapamazdı abisine yeğenine kıyamazdı... Ağlayarak kalkıp banyoda abdestini aldı dolaptan bulduğu elbiseyi giyip çekmecede bulduğu baş örtüyü takip yavaş yavaş aşağıya indi.. Bawer ağa gelen Zişan ike birlikte imamın karşısına geçtiler.. ikiside kabul ettikten sonra imam " mehir olarak ne istersin kızım " diye sorunca Zişan " telak hakkı istiyorum" diyince Bawer öfke dolu gözlerle bakıyordu Zişan'a " olmaz imam efendi başka birşey istesin onu vermem" demesiyle imam tekrardan sorunca Bawer Zişan'ın konuşmasına müsaade etmeden " 3 milyon dolar bir çiftlik evi İstanbul'daki dairelerinde 2 tane" diyip konuyu kapattı.. Zişan ne onu dinledi nede duydu.. Hocanın dua etmesiyle artık karı koca olmuşlardı Allah katında .. Adamları imamı alıp götürdükten sonra Bawer Zişan'ı kolundan tutup yatak odasına götürdü.. Zişan ne olduğunu anlamadan Bawer dudaklarına yapıştı.. Zişan kendini geri çekmeye çalışsa da Bawer izin vermeyip kendine daha çok bastırdı Zişan'ı.. Dudaklarını ısırıp" karşılık ver" demesiyle daha çok öpmeye başladı Zişan yavaş yavaş karşılık vermeye başlayınca Bawer'in elleri bu sefer Zişan'ın kalçalarını buldu.. Hem sıkıyor hem yoğuruyordu.. Zişan'ı ters çevirip elbisesinin fermuarını açıp üzerinden yere attı.. Zişan'ı kucağına alıp yatağa bırakırken Zişan'ın " korkuyorum " demesiyle kafasını kaldırıp ona bakarak " bu daha başlangıç" deyip tekrar yapıştı dudaklarına.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD