"Poyraz, kendi karanlığında bir çıkış yolu ararken, Sıla’nın kaderini de kendisiyle mühürlemeye karar verir." POYRAZ Sıla yoğun bakımdayken doktor beni dışarı çağırdı. Onu gördüğümde parmağını oynattığını ve sayıkladığını söyledim. Doktor hemen kontrollerini yaptıktan sonra bana dönüp, “Birkaç saate kendine gelir, değerleri iyi olursa normal odaya alırız,” dedi. O an sanki göğsümdeki ağırlık biraz olsun hafifledi. Yoğun bakımın camından onu izlerken, her nefes alışında içimde bir şeylerin yerinden oynadığını hissediyordum. Birkaç gündür ilk defa derin bir nefes alabilmiştim. Tam o sırada telefonum çaldı Ali’ydi. Nihayet dönmüştü. “Efendim geldim, neredesiniz?” “Hastanedeyim. En üst kattaki bana ayrılan odada buluşalım.” Telefonu kapatıp son bir kez cama yöneldim. Gözlerim hâlâ kapa

