poyrazın bakışları bir avcı gibi altındaki karısının her bir zerresini tararken Sılanın içindeki korkunun yerini yavaş yavaş önüne geçemediği yakıcı bir arzuya bıraktı, artık kaçmak istemiyordu onun karanlığında boğulmak onun karanlığının tek ışığı olmak istiyor. poyrazın parmakları karısının çarşafın üzerindeki eline kenetlendi kalbi göğsüne değecek kadar yakındı artık. "kaçmıyorum Poyraz, zimmetini kabul ediyorum ruhumuda bedenimide o kapının eşiğinde bıraktığın çocuğun yanına mühürle.Sıla henüz Poyraza aşık değildi, doğrusu karşısındaki adama karşı tam olarak ne hissediyor onuda bilmiyor ama bildiği ve emin olduğu bir şey var o da bu adamın yanında hiç olmadığı kadar mutlu ve huzurlu hissettiği ve ne okusa olsun yanında kalıp bu karanlığa hapsolmuş adama ışık olmak. Poyrazın duyduğu

