Oğuz'dan... VIP bölümünün loş ışıkları altında, aşağıdaki kalabalığa yukarıdan bakarken her zamanki gibi kafamın içi sessizdi. İnsanlar çığlık çığlığa eğleniyordu, ama bana göre hepsi boş birer gölgeydi. Ta ki Ali’nin o alaycı sesi kulaklarımı tırmalayana dek. "Dalga’nın suratını gördün mü?! Pusat’la sahte sevişmemizi görünce nasıl da morardı?" Gülerken de kadehini kaldırdı, yüzünde her zamanki zevzek gülüşüyle. Başımı ona çevirip küçümser bir şekilde burnumu çektim. "Ben senin deliliklerini anladım da, Pusat nasıl ikna oldu bu gerzek plana, onu hala çözemiyorum." "Ee kardeşim, Dalga hak etti. Az daha canımdan oluyordum. Deli kadın." Gerçekten deliydi... Dalga, Pusat’ın ihanet ettiğini sanarak neredeyse kan akıtıyordu. Hatta sıktığı o kurşun... Sadece bir uyarıydı, ama niyet

