*** Doğup büyüdüğüm konağın önünde durduğumda, içimde sadece kırgınlıklarım baş gösterdi. Yalvarış seslerim kulaklarımda yankılandı. Doğduğun ev kaderin derlerdi de, inanmazdım. Meğer öyleymiş... Ama tekrar kadere boyun eğmeyecektim. Bu sefer seçtiklerim kaderim olacaktı. Vedalaşacağın birisi olmaması ise ayrı acı verici bir duyguymuş. Şehri terk ediyorsun ama bekleyenin yok, ardından su döküp, 'Su gibi git, su gibi gel' Diyen bir ailen yok. Ah...Hayat bana neden bu kadar acımasız hiç anlamıyorum. *** Belediye parkında, bankta oturmuş gecenin ayazında ne kadar bekledim bilmiyorum. Üşüyordum ama içimde kopan fırtınalar daha çok üşütüyordu. Sevdiğim adamdan, Çekdar'dan asla böyle bir şey beklemezdim. Yaptığım hataydı, evet. Ama tutup başka kadın getirecek kadar kötü bir şey yapmam

