MİRZA: Yataktan kalkmış odanın içinde dönüyordum. Karşıdaki adamın anlattıklarını anlamlandırmaya çalışırken kafamdaki asıl soru başkaydı: Bunları evdekilere nasıl anlatacaktım? Telefonla konuşmamı duyan Fidan da kalkmıştı yataktan peşimde dolanıyordu. “Ne oldu Mirza Allahaşkına söyle! Babamlara mı bir şey oldu?” Olayı genel hatları ile anladıktan sonra: “Bana fotoğraf at.” diyerek kapattım telefonu. Fidan kollarımdan tutmuş bana yalvarıyordu. “Bir şey var Mirza söylemiyorsun!” Kollarından tuttum, sarılmaya çalıştım ama kurtuldu kollarımdan. “Sabahlığını giy salona inelim, dedim.” Amacım zaman kazanmak, kafamda doğru sözcükleri toplamaktı. “Şimdi söyle Mirza! Kötü bir şey oldu biliyorum!” Saçlarını okşadım,” Tamam kıymetlim salona inelim hep beraber konuşalım.” İtiraz edecek gücü y

