MİRZA: Telefon ekranına bakıp kaldım. Ciğeri beş para etmez, hayattaki tek başarısı Fidan’la aynı rahme düşmek olan piç beni tehdit ediyordu. O an bir kez daha her şeyi Fidan’a anlatmadığıma pişman oldum. Bu meseleyi erteledikçe bataklık gibi beni içine çekiyordu. Beni yaralamak isteyen herkes bunu kullanıyordu. Peki kimsenin bilmediği bu sırrı Fırat nasıl öğrenmişti? Ben bu düşüncelerle kendi kendimi yerken Efruz ağa lafa girdi. Dağ gibi adam bir anda çökmüştü. Tek oğlunun yaptıkları, emanet aldıkları kıza sahip çıkamayışı adamın başını öne eğdirmişti. “Ağalar, oğlan benim, kabahati de benim. Ben yetiştirememişim. Anası, bacısı hep arka çıktılar hep elimden aldılar, işte vardığımız sonuç ortada. Ama Mirza ağa, Fıratlar boşanırsa berdel bozulur. Sen Fidan’ı boşamak istiyor musun?” Tela

