MÜCADELE

1959 Words

Sedye acilin içinden çıktığında ilk fark ettiğim şey, tekerleklerin sesi oldu. O ses… Hayatım boyunca duyduğum en soğuk sesti. Metal zemine vuruyor, yankılanıyor, içime doğru ilerliyordu. Hemen sedyenin yanına koştum. Fidan’ı gördüm. Görmek denirse tabii. Yüzü bembeyazdı. O canlı, sıcak ten gitmişti sanki. Dudakları soluktu. Gözleri kapalıydı ama kirpikleri hâlâ uzundu… Her şey yerli yerindeydi, sadece ruhu yok gibiydi. Göğsü, çok hafif… neredeyse kararsız bir ritimle inip kalkıyordu. Bir sağlık görevlisi sedyenin başındaydı. Diğeri serumları kontrol ediyordu. Doktor hızlı hızlı bir şeyler söylüyordu ama kelimeler kulağıma gelmiyordu. Ben sadece Fidan’a bakıyordum. Üşüyorum demişti. O kelime beynimde dönüp duruyordu. Elimi uzattım. Dokunmama izin verilmeyeceğini biliyordum ama yine

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD