MİRZA: Konakta, lisede okul çıkışı sevgilisini almaya giden bir delikanlı gibi hazırlanmıştım. Fidan beni beğensin istiyordum hem de çok. Uzun uzun duş almış, traş olmuş özenle giyinmiştim. En sevdiğim siyah sedan arabama bindim. Yolda gördüğüm ilk çiçekçide durdum, kocaman bir buket kırmızı gül yaptırdım. Hastanenin yolunu tuttum. Fidan’ın kapısının önüne geldim. Gerekirse içeri zorla girecektim karımı görmeye kararlıydım, karardan da öte artık onu görmek zorundaydım. Çünkü hasret içimi kemiriyordu. Tam içeri dalmaya hazırlanırken kapı açıldı, içeriden Dilşad hala çıktı. Beni kapıda görünce durdu:” Hayırdır damat? Yine ciğerci kedisi gibi beklemeye başlamışsın.” Durumum komik olsa bile yüzüme karşı dalga geçmesinden rahatsız olmuştum. “Karımı hastanede yalnız bırakacak değilim. Onu ger

