NARİN: Toplantı saati geldiğinde konak yavaştan kalabalıklaşmaya başladı. İki aşiretin de büyükleri toplanıyorlardı. Abim, odasından çıkmış aşağıya iniyordu. Siyah pantolonu ve siyah gömleği ile çok yakışıklıydı ama yüzü hiç gülmüyordu. Dün akşam Fidan ile sonunda konuştuğunu biliyordum. Yatmadan gözleri parlayarak anlatmıştı. Başka türlüsü de düşünülemezdi zaten, birbirlerini sevdikleri o kadar belliydi ki. Abim sevgisini hiçbir zaman saklamamıştı zaten. Her fırsatta aşık olduğunu, karısını deliler gibi sevdiğini söylüyordu, kıymetlim diyordu Fidan’a “kıymetlim”…Fidan çok anlatmazdı, keçi inadı izin vermezdi ama onun da gözleri konuşurdu. Mirza deyince dolanan dili anlatırdı sevgisini. Salona bitişik odaya oturdum, kollarımı kendime sardım, içeriden yükselen konuşmaları dinlemeye başlad

