Dudakları bir anda dudaklarıma değdi. Önce neye uğradığımı anlayamadım. Kalbim öyle hızlı çarpıyordu ki, sanki göğsümden çıkacak gibiydi. Nefesim yarıda kaldı, kelimeler boğazıma düğümlendi. Bir an geri çekilmem gerektiğini düşündüm ama vücudum sanki onu dinlemedi. Parmaklarının kolumda bıraktığı sıcaklık hâlâ tenimdeydi. Yüzümün iki yanını kavrayışı, bakışlarının gözlerimin içine saplanışı… Her şey fazlasıyla yakın, fazlasıyla gerçekti. Dudaklarının bastırışındaki kararlılık, benden kaçmamı değil, olduğum yerde kalmamı istiyordu. Nefeslerimiz birbirine karıştı. Zihnimde bin tane soru, ama dudaklarımda tek bir his vardı; onun baskısı. Kalbim, boynuma kadar vuruyordu. Ellerim, istemsizce göğsüne değdi. Sert, güçlü bir göğüs ve o an fark ettim, ne kadar tehlikeli ama aynı zamanda ne kadar

