Güzel günler göreceğiz derken aldığım kötü haber mutluluğuma gölge gibi düşmüştü. Kabul, çok mutlu değildik o zamanlar. Ama iyi olduğunu düşünüyordum ve bu bana yetiyordu. Oysa şimdi farklıydı. O farklıydı, her anlamda. "Ne kadar kira verebilirsin?" diye sordum arabayı park ederken. Cevaplamayınca göz ucuyla ona baktım. Dışarıyı seyrediyordu. "Umut?" "Fark etmez. Param var." Işte ben de bu paranın kaynağını merak ediyordum. Annesiyle görüşmüyordu. Babasından ölse para almazdı. O zaman nereden geliyordu bu para? "Haddimi aşmak istemem ama-" "Sen hep haddini aş." diye kesti sözümü. Gülümsedim. "Nasıl zenginsin? Yani yanlış anlama merak ettim sadece." Bakışlarını ön cama çevirdi. Ardındakilere bakmadığın farkındaydım. Belki de sadece camda iz yapmış yağmur damlasına bakıyordu. Arabamı

