Yedi yıl. Dile kolaydı fakat acıyla yoğrulmuş bir kalp için zordu. Yaşı on dokuz olsa bile, elini bıraktığı küçük kardeşinin ölümüne sebep olduğuna inanan Umut için zordu. Ecmel'ine doyamadan Umut'unu kaybeden bir anne için felaketti. "Açmayacak mısın?" Telefon şaşkın bakışlarımız eşliğinde çalmayı sonlandırmıştı. Şu an belki de dördüncü kez arıyordu annesi ama Umut'un tepkisi aynıydı. Ekrana bakıyordu. Yalnızca ekranda yazan isme bakıyordu. "Umut sence de artık açman gerekmiyor mu?" diye sordum anlayışlı olmaya çalışarak. Aslında sinirlenmeye başlamıştım çünkü annesi bunu hak etmiyordu "İlerleme durdurulursa onu arayacaktım ben." dedi sonunda konuşmaya karar verdiğinde. "Ama şu an erken gibi." "Dalga mı geçiyorsun benimle?" Sesim yükselmişti. Şu anda vereceği tepki zerre umurumda

