Kaya aşireti, tüm gücünü ve sarsılmaz sanılan itibarını yerle bir eden o meşum olayın ardından tarihinin en büyük krizlerinden biriyle karşı karşıyaydı. Şahindağ aşiretiyle giriştikleri kanlı çatışma, sadece bir aile kavgası olarak kalmamış, bir fırtınaya dönüşmüştü. Abdullah Ağa’nın ince ince işlediği planlar geri tepmiş, beklediği mutlak zaferin yerini derin bir çıkmaz almıştı. Hazar yerine ablası Dicle’nin vurulması, bölgedeki dengeleri bir domino taşı gibi devirmişti. Kaya aşiretinin kontrolsüz öfkesi ve had bilmez tavırları, diğer aşiretlerin sabrını taşıran son damla olmuştu. Tepkiler kısa sürede bir isyana, sessiz ama güçlü bir boykota dönüştü. Midyat’ın ileri gelenleri, Kaya aşiretine rest çekerek tüm ticari ve sosyal bağlarını koparma kararı aldılar. Bu karar, namludan çıkan bir

