Bekledi. Öyle ki üç bardak çay iki poğaça yedi ve oturduğu yerde uykusu bile geldi. Gerilmişti. Çok gerilmişti hem de. Gelmemelerinden korkuyordu. Derken Göktuğ biz geldik diye mesaj attığında olduğu yerin adını söyledi. Oğlu gelmişti ama Selim ve yanlarındaki kadın da oradaydı. Mahkemeye gittiğinde gördüğü kadındı ve Selim’le el eleydi. Umursamadı. Kalkıp oğluna sarılmak istediğinde ona sanki boka bakarmış gibi bakan çocukla kalbi biraz daha kırıldı. Başını geri çekip sarılmayı engellediğinde sorun çıkmaması adına yine ses etmedi. Selim'ler diğer masaya o ise oğluyla karşı karşıya oturdu. Altı ay olmuştu neredeyse ve çok özlemişti. “Nasılsın oğlum?” “İyidir.” “Neler yapıyorsun? Okulunu aksatmıyorsun değil mi?” Göktuğ göz devirdi. “O da iyi. Betül abla çok ilgileniyor. On

