9. Bölüm

1246 Words
Keyifli okumalar Efsun Kurt Sabahın güneşi yeniden doğmuştu. Yengem odama girip bana gülümsedi. Önce ateşime bakıyordu. Tıpkı anne şefkati göstermişti. Perdeleri açarken bana baktı. Derin bir nefes alırken yanına giderek sarıldığım zaman gülümsedi. "Bugün alışveriş yapacağız." "Yenge fazla masrafa gerek yok." "Sus kız karışma sen çeyizsiz yollamam seni." Gözlerim dolmuştu. Annemin yokluğunu aratmadı. Banyoya girip önce elimi yüzümü yıkadım. Odadan çıkarken dayım salonda oturmuştu. Bakışları bana döndü. "Günaydın kızım nasıl oldun?" "Daha iyiyim dayı yengem çok güzel baktı." "Bakacağım tabii sende kızımsın." Dayım masaya kartını koyduğunda itiraz edecektim ki buna izin vermedi. Tarık’ın annesi Sema teyze de alışveriş bizimle olacaktı. Dün olanları duyunca o kadına haddini bildirdi. Beni öyle bir kenara atmıştı ki canım yanmıştı. Derin bir nefes alırken bana yine sinir gelmişti. Kahvaltıdna sonra evden çıkarken Sema teyze de çıkmıştı. "Ceren o kadın gelirse haber ver olur mu?" "Merak etme abla buraya adım atamaz." "Tamam canım alacaklarını listesi var mı? Ben alayım sana." Cebinden çıkardığı kağıdı uzattı. Yanaklarını öpüp çıktığımda yola çıktık arabayı yengem kullanıyordu. Benim de ehliyet almam gerekiyordu. "Yenge bende ehliyet alsam olur mu?" "Neden olmasın canım al çünkü gerekli olan bir şey." Sema teyze bana bakıyordu. Dün olanları anlatırken şoka girmiştim. O kadında bayağı yüzsüzlük varmış Tarık’ın ona bakacağını sanıyordu. Ama asla öyle bir şey söz konusu değildi. Sevdiğimi kimseye vermem. Yengem durunca araçtan inerek alışveriş yapmaya başladık Sema teyze bana herşeyi alıyordu. Yengem de ayrı almıştı. Korkudan kendi paramı harcayamadım. Gelinlik almak için girdiğimiz zaman hepsine tek tek baktım. Ama bir tane vardı ki gözüm onda kalmıştı. Fiyatına bakınca şok oldum. Yengem fark etmiş olmalıydı ki yanıma geldiğinde fiyatına baktı. "Ayy kızım bir milyon nedir?" "Yenge boşver gereksiz." "Efsun kızım bu nasıl?" Sema teyzenin bana gösterdiği gelinliğe baktığımda hayran olmuştum. O kadar güzeldi ki hemen gidip bakınca giymem için ısrar etmiştiler. Kabine girip giydiğim zaman çıkarken Yengem dolmuş gözlerle bakıyordu. Sema teyze de öyle baktı. " Maşallah gelinime kuğu gibisin." "Sema anne bunu beğendim." "Alalım o zaman kızım." Gelinliği aldıktan sonra ayakkabı ve çiçek duvak da almıştık kına için bindallı aldıktan sonra çıkarken bir yere oturup kahve içtik Sema anne eksik olmasın diye herşeyi düşünmüştü. Yengem aniden aklına ne geldiyse bize baktı. "Kız biz ip çamaşır gecelik almadık." "Yenge sus herkes duyacak." "Ayy pardon heyecanlandım." Ayağa kalkarken mağazaya girdikten sonra bana gösterdi herşeyi almaya başladı. Ben renkten renge girince bana güldüler. Tarık bana mesaj atmıştı. "Sevgilim kırmızı ve mor al sana yakışır." Mesaja şaşkınca bakıyordum. Kesin buralarda beni izliyordu. Karşıya baktığımda bana sırıtarak gülmüştü. Gözlerimi kısarken Ceren yanıma gelmişti. Onu bırakmak için gelmişti. Kendine de damatlık alacaktı. Sema anne onunla giderken Cafe de oturduk derin nefes aldığımda Ceren olayları anlatmıştı. "Handan beni itti." "Ne dedin sen ne demek seni itti. Sana bir şey oldu mu?" "Hayır abla iyiyim ama Tarık abi ona öyle bağırdı ki ağlaya ağlaya gitmişti." "Ona bu yetmez bunun hesabını soracağım." Eve dönerken bayağı gerildim. Sema anne bana sorduğunda durumu anlattım. Handan kapının önünde duruyordu. Araçtan indiğim gibi yüzüne tokat attım. "Bana bak kızım sen kim oluyorsun da kardeşime dokunmaya kalkıyorsun." "Yeter be ama canınız tatlıymış." "Bana bak nişanlımdan uzak duracaksın. Kardeşime dokunmayacaksın yoksa o güzelim saçların elimde kalır." Tam bana yürüdüğü zaman Sema anne araya girdi. Bakışları ona dönerken anlamazca baktı. "Handan seni uyardım. Oğlumun yakasını bırak gelinimi üzersen canını yakarım." "Ama." "Handan oğlumun zor günlerinde nişanlısı yanındaydı. Sen onu ilk defa görmüşsün aralarına girme." Handan aracına atladığı giderken onun yerinde durmayacağını biliyorum. Tarık elimden tutmuştu. Kapının önüne gelen dayımla ona bakarken poşetleri taşımaya başlamıştı. Akşama isteme olacağı için hazırlık yapmam gerekiyordu. Eve girdiğim zaman hemen yengeme yardım ettim. "Efsun hadi hazırlan çok güzel olacaksın eminim." Odaya girdiğim zaman kardeşim elbiseyi giydiğinde gözleri bana dönmüştü. Bana sarılıp teşekkür etmişti. Üstümü değiştirip makyaj masasına oturdum. Ceren saçlarımı yapmaya başlamıştı. Bende makyajımı yapmıştım. Odadan çıkarken dayım bana bakıyordu. " Maşallah kızıma ne güzelsin." Yengem yine dolmuş gözleriyle bakıyordu. Yanağına öpücük kondurup ona sarılırken dayımın da gözleri doldu. Bakışlarım ona dönmüştü. Kapının çalmasıyla bakmak için üstümü düzeltip açtığımda Tarık aldığı takımla karşımdaydı. Derin bir nefes çekti. Annesinin sesiyle içeri girdi. Çiçeği çikolatayı uzattı. Salona giderek kahveleri sordum. Elindeki çiçeği aldığımda içeri geçtiler. Heyecandan elim ayağım titredi. Ceren bana bakıp sakin olmamı istemişti. Derin nefes alırken mutfağa gidip su içtim. "Hoşgeldiniz kahveniz nasıl olsun." "Hoşbulduk kızım orta şekerli olsun." Mutfağa giderken kahveleri yapmaya çalıştım. Ceren bana yardımcı olmaya çalıştığında kahveyi yaparak fincanlara koydum. Tarık’ın kahvesi ayrıydı. Hepsini tek tek dağıtırken diğer kahveyi Tarık’ın önüne koydum. Derin bir nefes çektim. Gözüme bakarak içmişti. "Evet gelelim sebebi ziyaretimize oğlumuz kızınızı görmüş beğenmiş Allah'ın emri peygamberin kavri ile kızınızı oğluma isteriz." Dayımın gözleri bana dönmüştü. Kahvesini içerken yengem onu dürttü. Dayım kahveyi bırakıp derin bir nefes almıştı. "Madem sevmişler verdim gitti." Derin bir nefes almıştım. Bir anda beni vermeyeceğini sandım. Ayağa kalkarken büyüklerin ellerinden öperken yüzükler takılmıştı. Biz nişanlandık daha sonra sohbete devam ettiler. Nikah için yarın hemen gün almaya gidiyorduk gözlerim doldu. Bir yanım hala eksikti. Annem babam yanımda yoktu. Telefonuma gelen mesajla şaşkınca bakınca Tarık’ın benim ağladığımı anlamış olmalıydı. "Ağlama ruhum sana gülmek yakışıyor." Üstümü değiştirip hemen duş aldım. Bundan sonra ağlamak yoktu. Ceren erkenden uyumuştu. Yarın okul çıkışında beni alarak nikah dairesine gidecekti. Kendi yatağa atarken bedenim yorgunluktan düşmüştü. Gözlerim yavaştan kapanırken kendimi uykunun kollarına bıraktım. Sabah erkenden kalkıp hemen hazırlandım. Okula geç kalmamak için aceleyle çıktım. Aracıma bindiğim anda hızlıca yola çıktım. Derin bir nefes alırken okulun önüne geldiğimde öğrenciler beni görünce sevinmişti. "Hocam." diyene baktım. "Günaydın arkadaşlar." "Günaydın." "Konumuza gelelim sınava az kaldı klasik soracağım ona göre çalışın." Sınavlarına odaklanmaları için elimden geleni yapacaktım. Bu çocuklarda okuma isteği vardı. Dersten sonra biraz sohbet ettik düğüne geleceklerdi. Zil çalınca çıkarken derin bir nefes almıştım. Başka sınıfa geldim. Bunlar da okuma isteği yoktu. " Sınava iyi çalışın yoksa geçemezsiniz." "Sanane hoca." "Öyle mi? Sınava kocaman sıfır yazayım da gör." "Bana bak hoca sen kimsin de tehdit ediyorsun?" "Asıl siz bana bakın ben diğer hocalara benzemem sizin gibi öğrenciler çok gördüm. Ayağınızı denk alın." Hepsi aynı anda kahkahayı atmıştı. Onlara bakarken bana çiçek uzattılar. Gözlerim şaşkınca bakıyordu. Nasıl yani bunlar şaka mıydı? "Hocam sizi denemek için yaptık elbette çalıştık." "Aklımı aldınız." "Sınava hazırız." Onlara bakıp gülümsedim. Ders biterken telefonum çalmasıyla cebimden çıkardım. Tarık kapıya gelmiş olmalıydı. Yanına giderek kimle konuştuğuna bakmak istedim. Eymen hoca ona sarıldığında şaşkınca bakıyordum. "Hayatım askerlik arkadaşımla tanıştın mı?" "Evet matematik öğretmeni." "Eymen kardeşim gibidir. Düğüne beklerim." Arabaya binince bana onunla olan bağını anlatmıştı. Nikah dairesine geldiğimizde içeri girdikten sonra günü aldık. Hastaneye gelip kan tahlili falan verdik. Elim ayağım titriyordu. İğne görmeye tahammülüm yoktu. Tarık elimden tuttu. Derin bir nefes alırken gözlerim kapandı. "Yaa gülmesene." "Çok tatlısın güzelsin bebeğim." İşlerimiz biterken telefonum çalmıştı. Dayım arayıp duruyordu. Çantadan çıkarıp haberi vermiştim. Eve dönerken sevdiğim adamla evleneceğim için çok mutluydum. Misafirler olduğunu da söyledi. Apartmana girdiğimde gözlerim doldu. Halam gelmişti. " Hala." "Güzel yavrum benim." "Sen neden haber vermedin." Sesin gelmesiyle arkama baktım. Defne bana dolmuş gözlerle bakmıştı. Ona sıkıca sarılıp ağlamaya başladım. Tarık onlarla tanışıp el öpmüştü. Odaya girdiğimde Defne'ye olanı söyledim. Başımda bir bela olduğunu duyunca bana destek olmuştu. " Sen neler yaşamışsın." "Evet atlattık ama bu sefer başka manyak geldi." "Ayy merak etme sen ben hallederim." Yemeğe geçerken halama da anlattım. O yüzden en başta Özge'yi sevmemişti. Beni uyardı ama ben dinlemedim. Derin bir nefes alırken çayları koydum. İki gün sonra düğün olacaktı. Heyecandan elim ayağım titriyordu. Tarık ve ailesi karşı daireye geçti. Handa'nın planları suya düştü. Çünkü tuzağa düşmediğim için sinirlenip çekip gitmişti. İki sonra evlenecektim. Halam bana destek olmuştu. Gözlerim dolduğunda Ceren yanıma geliyordu. Birbirimize destek olduk çünkü ondan başka kimsem yoktu... Bölüm sonu...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD