Sözcüklerin ucu zehirli bir hançer olabildiğini çok önce öğrenmiştim...Bilerek ya da bilmeyerek sarf edilen kelimeler derin yaralar açabiliyor veya halihazırda var olan yarayı deşebiliyordu... O anlardan birine düşmüştüm çaresizce... Tarif edemediğim bir acı çökmüştü sol yanıma. Titreyen çenemi zapt etmek için dişlerimi sertçe birbirine bastırıp ağlayarak yüzüme bakan adamdan bir adım uzaklaştım. "B-ben...Sandığınız kişi değilim...Karıştırdınız sanırım..." Söylediklerimi duymuyor gibi öylece bana bakıyordu. Mavi sulu bakışlarında öyle bir ifade vardı ki sanki gerçeği biliyor ama çaresizce kabullenmek istemiyordu... Elini göğsüne koyup sarsılarak gerilemişti ki endişeyle atılıp koluna girdim. " İyi misiniz.!?" Açılıp kapanan dudaklarının arasından zorlukla nefes almaya çalışıyordu. E

