Güzel günler yakın diyenlerin gözlerinde umut ışığı sönmeden ilerlemenin verdiği o haz çok başkaydı. İsteme sorunsuz geçmiş hatta sözle nişanı da istemede de halletmişlerdi. Kına ile düğün yeterli demişti Elif ve Çetin de ona uymuştu. Yaza düğün vardı. En fazla iki ay. Elif’in ayakları yere basmıyordu. Aslı ile düşünceliydi. Yavuz bir şekilde kafasını karıştırmayı başarmıştı. Sonunda daha fazla kafasını yormamak adına akışına bıraktı. Dükkânın inşaatı devam ederken Semih’le eşi de ellerinden geldikçe yardım ediyorlardı. Harun ise onca olaydan sonra sessizliğe bürünmüştü. Bu sessizliği inşaata bakmaya geldiğinde Aslı’nın karşısına geçerek bozduğunda genç kız yılmış bir ifade ile dinliyordu. “Sen beni kaybettiğinle kaldın Koçari. Oysa evime hanım olabilirdin.” Göz deviren Aslı “Harun

