Hastanenin koridorları, iç içe geçmiş duyguların yankılandığı bir sessizlik içindeydi. İdâl, Mert’in elini sıkı sıkıya tutmuş, kardeşinin yüzüne bakıyordu. Mert’in gözlerinde hem korku hem de merak vardı. Bir hastane, iki kardeş için ne kadar büyük bir korkuya dönüşebilirdi, kim bilir? Dijvar, derin bir nefes alıp doktorun odasından çıktı. Gözleri bir an İdâl’le buluştu. "Kan verdik, şimdi sonuçları bekleyeceğiz," dedi sesi her zamanki gibi kararlı ama içinde ince bir endişe gizliydi. İdâl başını salladı. Tam konuşacakken, koridorun öteki ucundan gelen bir sesle irkildi. "Dijvar?" Bu ses, geçmişten gelen bir gölge gibi üzerlerine düştü. Elif… "Elif, senin burada ne işin var?" Kadın, dudaklarına ince bir gülümseme yerleştirerek oğlunun elini sıktı. "Oğlumun kontrolü var. Sen de bi

