"dağın gölgesinde büyüyenler"

909 Words

Gece tüm konağın üstüne yumuşacık bir battaniye gibi serilmişti. Taş duvarlar sessiz, dışarıda sadece uzaklardan gelen köpek havlamaları… Ay, pencereyi öyle nazikçe aydınlatıyordu ki, sanki o da yeni doğanlara şefkatle eğilmişti. İdâl, ince geceliğiyle yatağın bir kenarında, başını yastığa yaslamış, gözleri kapalıydı. Ama bedeninden daha yorgun olan şey kalbiydi. Dijvar, ayak ucunda oturuyor, gözleri beşiklere kayıyordu. Beşikler… Ah, o iki melek: Şervan ve Bervan. Birinin sol yanağında minicik bir gamze, diğerinin kaşının tam ortasında annesinin benzi vardı. O sırada Şervan mırıldandı. “Uhnn… hıı… eee…” İdâl gözlerini hemen açtı. Dijvar, hızla beşiğe yöneldi. “Ben hallederim…” dedi fısıltıyla. Kucağına aldı Şervan’ı. Minicik bedeni göğsüne yasladığında bir an sustu bebe

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD