Tahir Arslanbey o günden sonra Hatice'yi bir daha görmemişti. Ama aklının bir köşesinde o zeytin gözleri takılıp kalmıştı. Bir kadının bakışları ilk kez içine işlemiş bir fotoğraf gibi gözünün önünde kalmıştı. Ama Hatice'nin söyledikleri de bir o kadar acıydı. Dul bir kadına sevdalanması mümkün değildi. Kendinden çok ona yaşatılacaklarına üzülüyordu. Her ne kadar ağa kızı olsa da, bir duldu. Köy yerinde bunun anlamı çok ağırdı. Ertesi günlerde zaman hızla akıp geçti. Tahir, Hatice'nin arsasına kadar olan bölümdeki tüm toprak sahiplerini ikna etmiş, tek tek topraklarını satın almıştı. Hatice'nin tarlalarından sonra Tahir'e ait yirmi dönüm vardı ama su hattını geçiremediği için o yirmi dönüm çöp olacaktı. Tüm araziye su döşenmesi zaten aylar alacaktı. En azından Hatice'nin topraklarına gele

