Sarp, büyük bir özenle atölyedeki makineleri tanıttı. Ardından onları arka depodaki kumaş bölümüne götürdü; montlarda kullanılabilecek kumaşları tek tek açıp gösterdi. Elyafın kalitesinden dokumanın çocuklar için uygunluğuna kadar her ayrıntıyı titizlikle anlatıyor, seçimleri hassasiyetiyle yapıyordu. Ebru öğretmen kumaşları tek tek eline alıp inceledi. Parmaklarıyla yokladı, esnetti, dayanıklılığını tarttı. “Yok, bu olmaz,” dedi net bir sesle. “Çocuklar çok hareketli. Oraya buraya takılır takılmaz mont yırtılır. İçindeki elyaf bile ortaya çıkar. Evet, şık duruyor ama bunu kullanamayız.” diye homurdandı. Hatice başını sallayarak onayladı. “Doğru, öğretmenimiz böyle diyorsa böyledir.” dedi. ''Siz başka gösterin, sarp bey'' “Peki,” dedi Sarp anlayışla. “O zaman bunu es geçiyoruz.” Heme

