Güç

1022 Words
Bugün doğum günümdü, 26 olmuştum,en son ne zaman doğum günümü kutladığımı hatırlamak için hafızayı zorladım fakat hayır hatırlamadım. Geçen 6 yıl için Şule'den duyduğum kadarıyla Sinan içerde de rahat durmamış sürekli başına iş açmış cezası 1 2 yıl derken uzamıştı, en son çıkarıldığı duruşmada hakime de küfredince tekrar kodesi boylamıştı. Babam şoförlüğü bırakıp İzmit'te bir fabrikaya girmişti,ev tutmuştu. Şule burada ki evi kapatmak istemedi malum onun iş yeri de burasıydı. Hafta sonu babamın yanında kalıp hafta içi s*x partilerini gerçekleştiriyor kazandığı parayı da Sinan'a gönderiyordu. Ben Üniversiteyi bitirmiştim, yazılım firmasında işe girmiştim tabi bunu kimse bilmiyordu çünkü parama çökecek akbabalar vardı. Hava güzeldi, mavi kotumu, üstüne beyaz V yaka kısa kollu düz tsortümü giydim belden kısaydı. Birazcık bel detayım vardı,bu kadar frikikden zarar gelmezdi diye güldüm. yanıma yinede ince yağmurluk aldım, bu aralar hava tuhaftı güneşliyken bir anda yağmur yağabiliyordu. Ayakkabılarımı bağlayıp çantamı aldım evden çıkmak için kapıyı açtım. Gördüğüm manzara karşısında buz kestim, Vücudum soğuk soğuk terliyor,nefes almakta zorluk çekiyordum. Sinan iti karşımda pis gülüşüyle bana bakıyordu. Sanki bunca zamandır ben içerdeydim, ben şaşırmaya devam ederken beni süzdü, -" Kız sana ne oldu böyle boyun posun uzamış, at gibi olmuşsun, iki saniyede tahrik ettin beni " diye pis pis sırıttı yanımdan geçerken onu gözümle takip ediyordum arkama doğru kafasını eğip süzmeye devam ederek ilerledi kalçama kitlenip, -"Offf bu ne be ! kotunu yırtıp biraz oynasam şunla, çok özledim kızım,içerde kurudum kudurum" dedi iğrenç sesiyle. Tiksindigim yüzüme yansımıştı boka bakar gibi bakıyordum Sinan'a, -"Ne oldu lan! Ne o bakış küçük fahişem özlemedin mi ilkini ? "dedi. Bir anda o güne gittim kan beynimdeydi bu ibne beni o zamanki çocuk sanıyordu, yavaş adımlarla ilerledim, -" Bir de övünüyorsun dimi sübyancılığınla, erkek misin olum sen? ,bir sike merhem olmayan herifin tekisin ananı pazarlayıp parasını yersin, küçücük kız çocuğuna tecavüz edip bununda övünürsün, zavallısın oğlum sen zavallı, hiç hayatında bir kadın kendi rızasıyla seni sevdiği için yatağına girdi mi? Hiç sanmam !" diye güldüm, donmuş bir şekilde beni dinliyordu gözlerinin kızardığını görüyordum. Asıl darbeyi henüz vurmamıştım; -"Soyun ne ki ? sen ne olasın. Kanı bozuğun, kanı bozuk oğlusun. Baban itin tekiymiş sende ondan betersin " dedim. Sinan babasından nefret ederdi ama onun hayranı gibi benzerdi yaptıkları. Normalde insanların ailelerinin yaptığı hatalarla canlarını yakmak doğru değildir, asla da bunu savunmam fakat bu öyle birşey değil ne Sinan ne de babasının yaptığı. Hem bir suç hemde büyük bir kahpelik. Sinan'nın öfkesi, hüzne,hüznü, şaşkınlığa dönüyordu yüzünde birçok ifade vardı. Böyle bişey beklemiyordu bu zamana kadar belki 10 kelimemi duymuş bir adam şimdi karşısında kükreyen bir kadın görüyordu. Rahatlamıştım yılların öfkesi bitmemiş ama hafiflemişti. Bu bir başlangıçdı. Sadece bana, "Siktir Git !" diye bağırdı. -"Zevkle" diye cevap verdim yere düşen çantamı alıp evden çıktım. Sanki boğazımda yıllardır beni sıkan bir el vardı, kurtulmuştum. Günün geri kalanı pozitif geçmişti ta ki mesai bitene kadar eve dönecektim, o evdeydi ve oldukça sinirliydi bıraktığımda. Yıllar içinde dövüş sanatını öğrenmiştim ama o pislik evdeyken gözümü kırpabilmem imkansızdı. İstemeye istemeye gelmiştim kapıya, ilginç bir şekilde içerden kahkaha sesleri duyuyordum. Eve girdiğimde yemek kokusu sarmıştı, Bizim evde yemek ? Normalde yemek servisleri bize çalışırdı tuhaftı, Şule bağıra bağıra şarkı söylüyor elinde rakı kadehi ile masanın etrafında raks ediyordu. Masada binbir çeşit meze ,koca bir bütün tavuk, salatalar ve rakı vardı. Masanın başında Sinan iki elini masaya koymuş annesine eşlik ediyordu. Acaba gelirken ayağım merdivene takıldı da düşüp kafamı mı yarmıştım? Belli ki şaşkınlığım yüzüme de yansımıştı, Şule bana doğru yaklaşıp, kollarını iki kenara açtı, -"Evimizin gülü gelmiş, gülü! Sinan şu kızıl fıstığa baksana yaaa!" diye bağırdı. Sinan dudağının bir köşesini yukarı kaldırarak bana gülümsedi. -"Bakmaz mıyım bu güzele, içerde her anım onu düşünmekle geçti" dedi. Midem bulanmıştı belli ki evcilik oynayacaktık... Şule kıpır kıpırdı masaya bişeyler koymaya devam ediyordu. -"Hayırdır, nerden çıktı bu kadar şey. Babam paramı yolladı?" diye sordum. Şule kahkaha atarak; -"Yok kız, oğluşum sağolsun bir kutlama yapalım demiş donattı dolapları." Sinan işaret parmağını kaldırıp söz almak ister gibi annesine yöneltti; -" Yok canım yanlışın var bana değil Eftelya 'ya teşekkür edeceksin" dedi. Şule "Nasıl yani?" dedi. Aynı şekilde bende. -"Güzelim bugün sen gittikten sonra biraz odanda takılayım dedim, çamaşır dolabını merak ettim derinlerde sakladığın para zulanı buldum, sonuçta biz bir aileyiz, ailede ayrı gayrı olmaz bugün felekten bir gece geçirelim diye düşündüm" dedi. Kan beynime sıçramıştı, şimdi bu orospu çocuğu benim kaçış biletimi rakıya tavuğa mı harcamıştı? Şule'de benimle beraber şok olmuştu, Deliydi, yılanın başı gibi gözüküyordu ama Şule'de bu işin mağdurlarındandı. O yüzden ona karşı öfkem merhamete çabuk yenik düşüyordu. Şule; -" Oğlum saçmalama, kızın parasını nasıl alırsın? Ver bari geri kalanını? Yazık lan yapma ! dedi. Sinan; -"Ona yaptığım az bile, o lafları yutacağımı sandın dimi kaltak? diye bana doğru eğildi. Nefesim hızlanmıştı,kalbimin atışını kulaklarımda duyuyordum. Sinirle ısırdığım dudağımdan akan kanı, yutkunmuştum. Gözüme masanın üzerinde parlayan çatal ilişmişti. Ya o beni,ya ben onu diye hızlı bir hareketle, Sinan'nın gözünün içine baka baka masanın üstündeki eline sapladım. Çığlığı öylesine zevk vermişti ki, tezgahta ki ekmek bıçağını alıp arkasına geçtim, saçlarından tutup kafasını geriye doğru yasladım, bıçağı boğazına dayadım. Şule şoka girmiş ağlayarak; -" Eftelya, sakin ol. Delirdin mi sen? " diye bağırıyordu. -"Şule bence kapa çeneni, bu piçe yapmakta geç kaldığım muameleyi yapıyorum" dedim ve Sinan'nın kulağına eğildim, -"Bak köpek bugün söylediklerimi eksik bile söyledim,seni şimdi burda gebertirdim ama senin gibi bir piç için hapis yatmaya değmez ama eğer birgün buna gerek duymama neden olursan seni öldürmekten kesinlikle çekinmem şimdi bana paramı ver " dedim. -" Sürtük seni , yok para felan harcadım" dedi elinden çatalı çıkartmaya çalışarak, -" Öyle mi benden günah gitti kulağına veda et" diyip kulağına bıçağı dayadığım an, -"Dur dur, tamam sol cebimde al siktir git " diyerek inledi. Elimi sokup daldırdım neyse ki %80 ni buradaydı. -" Sana bir hafta veriyorum harcadıklarını geri getir.Getirmezsen tedbirli uyu tavsiyemdir" diyim masada duran bir şişe rakıyla, bütün tavuğun yanına döktüğüm birkaç mezeyi alıp gülerek odaya geçtim. Madem benim paramdı ve doğum günümdü kutlamayı haketmiştim. Yere oturup keyifle yerken bir anda durdum, Odaya baktım, kendime baktım. İki yabancıyla aynı evde yaşıyordum. Hadi annem ölmüştü, babam yaşıyordu ama arayıp doğum günümü kutlamamıştı. Ve ben daha onu düşünüyordum aptal gibi, Burda artık duramazdım... Elimde ne kadar para varsa bir çaresini bulup gitmeliydim...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD