Geçen aylar içinde Şule'in oğlu Sinan'nın tacizleri başlamıştı.
Saçlarımı okşuyor, konuşurken yanağıma dokunmaya çalışıyor,
Uyurken odaya girip yanıma uzanmaya çalışıyordu ve ben her fırsatta ya ittiriyor yada küfrediyordum.
Ama bu onun iyice hoşuna gitmeye başlamış, oyun haline gelmişti.
Okuldan döndüğüm bir akşam annesiyle bağırmalarına şahit oldum.
Şule bağırarak;
-"Sinan saçma sapan konuşma, babası duyarsa gebertir seni, oğlum öyle yada böyle yağlı kapı bulduk gidicek bir yerimiz yok rahat dur " diye bağırıyordu oğluna.
Sinan umursamaz bir sesle;
-" Siktir et babasını , çok mu umrunda sanki kızı,
sende git gide yaşlanıyorsun ,millet taze beden istiyor bu kızda alev alev yanıyor.
Tabi bir şartım var ilk ben dokunucam, bulmuşum tadılmamış bakire vermem ellere "diyip pis pis kahkaha attı.
Kahkahasına Şule eşlik edip sonra normal sesine döndü.
-" Oğlum reşit değil,duyulursa mahvoluruz"
-"Maksat da o ya Şule Sultânım reşit olmadan atıcaz ki kurtlar sofrasına reşit olunca o halde kimsenin yanında barınamaz bir iki gizli görüntü de aldık mı tamam bu iş " dedi.
Nereye düşmüştüm ben,
Baba nasıl bir ateşe attın sen bizi?
Öyle bir büyülenmişti ki babam deseydim de inanmayacaktı zamanında bir çok şeyi söylemeyi denedim çünkü.
Kendimi korumalıydım yanıma mutfaktan bıçak alıp yastığımın altına koydum.
Bazı geceler Sinan odama girer sandalyeyi çeker oturup bana bakarak kendini tatmin ederdi.
Ses duyup gözümü açtığımda elinde penisi hiç istifini bozmadan bana bakarak rahatlar sonra odadan çıkardı.
Bu tamamen bana psikolojik bir mobingdi devamı gelecekti şimdi hayal kuruyor ilerde gerçeğini isteyecekti.
Bu süreçte takıldığım arkadaş grubum vardı dostum değillerdi sadece beraber zaman geçirirdik yine böyle oturduğumuz bir kafede Sinan karşımda belirdi oturduğu masadan fırladığı gibi saçımdan tutup arabasına kadar sürüklemeye başladı.
Araba kafenin arka çıkmaz sokağındaydı yağmur yağmış hava sisliydi bağırmama rağmen arkadaşlarım dahi kimse yardım etmemişti.
Arka koltuğa uzandırıp üstüme çıktı.
Boğazımı sıkmaya başladı o an sevindim Anneme artık kavuşacaktım ama can havliyle saldırmaya da çabaladım.
Tırnaklarımla uzun ince yüzüne derin bir kesik attım, bu hareket onu iyice sinirlendirdi yüzüme yumruk atmaya başlamıştı ve 2. yumruktan sonra bayılmıştım.
Uyandığımda yüzümde kurumuş kanı hissediyordum ve çok soğuktu.
Vücudum donmus,morarmıştı.
Bedenimde her yerim sızlıyordu, diz kapaklarim kan içindeydi.
Üstümde hiç bişey yoktu.
Bacak aramdaki kanı farkettim.
Elimle inanmayarak dokundum evet düşünmek istemeyecegim şey başıma gelmişti.
Tabi ki namus göstergesi vs değildi gözümde fakat bu şekilde asla hayal etmemiştim masum hissettiren bir nişandı benim için ve sevdiğim insana açmak istediğim mahremim sokak ortasında ulu orta sergileniyordu şimdi.
Yanımda yırtık kiyafetlerimi bulmuştum ve bir kaç şipşak fotoğraf makinesi ile çekilmiş fotoğraf vardı.
Pislik herif baygınken,tecavüz ederken fotoğraflarımı çekmişti.
sonra kolumda ve sırtımda acı hissettim dönüp baktığımda bileğimde sigara izi vardı aynı sızı sırtımın ortasında da vardı.
Üstüme sigara basmıştı.
Beni şimdilik sindirecekti ama kendi sonunu hazırlamıştı.
onların cezaevine değil toprağa girmesini sağlayacaktım hemde acı çeke çeke.
Eve döndüğümde kahkaha seslerini duymuştum, eve o halde girdiğimde evde yine yabancı adamlar vardı Şule basaya oturmuş bacak bacak üstüne atmış bana bakarak gülümsüyordu.
Odama doğru giderken sağda tekli koltukta Sinan elinde sigarası,iğrenç gülümsemesiyle yüzüme doğru dumanı üfledi.
Bir zafer kazanmıştı, eve dönmüştüm.
Yüzüne doğru eğilip tükürdüm.
Ama bundan zevk alan bakışlarla bana baktı ve dudağının yanağına gelen tükürüğümü diliyle yaladı bu iğrenç görüntü benim midemi bulandırırken ortamdakilerin hoşuna gidecek ki kahkaha attılar.
Odama girmeden banyoya gittim.
Kaynar suyu açtım ne kadar kaynar suda yıkanırsam o kadar temizleneceğimi sandım.
vücudumu yakmaktan başka bir işe yaramayacaktı biliyorum ama buda benim içimi rahatlatma şeklim olmuştu.
Vücudum aldığı darbelerden morarmıştı.
Burnumda ki kemik şişmiş bir göz kapağım tamamen kapanmıştı.
Tanınmaz haldeydim, duştan çıktığımda ilkyardım çantasıyla Şule bekliyordu.
-"Gel otur" diyerek önündeki sandalyeyi gösterdi odada ondan başka kimse yoktu.
-"Siktir git başımdan!" demekle yetindim.
Elindeki çantayı masaya koyup,
-"Hadi uzatma geç dedim, kötü gözüküyorsun" dedi.
-" Bak sen üzüldün mü? oğlunun eserinden memnun kalmadın mı? ben gidip sikine kurdele takarsın diye düşünmüştüm" dedim.
Acı bir gülümseme attı, bana baktı.
-" Tek mağdurun sen olduğunu mu zannediyorsun, annesine acımayan sana mı acıyacak " dedi .
Önündeki sandalyeye oturdum ilk yardım çantasını açtı pamuk çıkartırken konuşmaya
Şule pansuman yaparken anlatmaya başladı.
-"Sinan zehirlidir, aynı babası gibi sen aklındaki bir tilkiyle uğraşırken onun aklında kırk tilki dolanır, acıma duygusu, merhamet duygusu yok onun babası böyle büyüttü başka türlüsünü zaten görmedi.
Babası nişanlımın arkadaşıydı, birgün beni almaya gelmişti nişanlımın işi olduğu için,
ogün tecavüz etti Sinan'a hamile kaldım sonra da nişanı attık onunla evlendim.
işte babası ne boksa buda o bok şimdide babasından gördüklerini yapıyor o geberdi gitti ama bu kaldı işte başıma.
şimdi bu hapları al ve dikkat et gerekirse hergun yut ,sana ancak bu şekilde yardım edebilirim ". diye elime bir kutu ertesi gün hapı verdi.
Ne denildiyse yapmaya hazırdım çünkü çaresizdim.
Bu zulümler böyle devam etti bir kaç kez kaçma girişimim olduysa da Sinan enseme çöktü ve daha beter acılar çektim.
Vücudunda gecmeyen izlere dövme yaptırdım anka kuşu bileğimdeydi küllerimden doğmak için bir semboldü.
Ensemden kuyruk sokumuma kadar da ok yaptırmıştım, o da intikam içindi.
Babam arada geliyor o zaman da mutlu aile tablosu çiziyorduk.
Günler aylara , aylar yıllara dönmeye başladı.
artık 20 yaşındaydım,
1 yıl önce Sinan, uyuşturucu yüzünden yine cezaevine girmişti 1 yıldır rahattım Şule Sinan'a cezaevinde para yetiştirmek için bedenini satıyordu babamın bunlardan haberi yoktu.
Ben bir kafede garsonluk yapıyordum bu sırada açıktan üniversitesiye gidiyordum sayısalcıydım matematikle aram çok iyiydi ama hergün okula gidemeyecek kadar paraya ihtiyacım vardı bu yüzden açıktan okuyordum.
Ayda bir gelen babamda artık gelmez olmuştu Ben babamla konuşmasamda Şuleyle konuşuyor oda ben sormadığım halde detayları bana anlatıyordu.
Yeni iş bulmuş, şehir dışında kalması gerekiyormuş vs vs vs.
Bu süreçte boks yapıyor, kendimce Sinan'nın çıkma ihtimaline karşı hazırlık yapıyordum.
Neden evde kaldığımı merak ediyor olabilirsiniz,
1. si maddi gücüm yok,
2. si sığınacağım hiçbir kapı yok,
3. sü polise de gitsem babam bunların yanında ona bişey yapmalarını istemem ki Sinan yapar hırsından yapar.
Sinan 1.85 boylarında sarışın,keskin yüz ifadesi olan bir adamdı aramızda 9 yaş vardı.
Şuan için aramızdaki yaş farkı normal olsa da bana tecavüz ettiğinde ben daha çocukken o yetişkindi.
O yüzden minik kız güzellemeleri yapamayacağım.
"Çocuktum".
Ama ona babama kızdığım kadar kızmıyordum beni yılanların içinde, kurtların sofrasında o bırakmıştı.
Annem öldükten sonra bir Allah'ın günü sahip çıkmamıştı, bu kadar mıydı ona olan aşkı?
Aşk bu kadar basit unutulacak birşey miydi?