Hatıra 2

860 Words
~16 YIL ÖNCE ~ Sonunda o gün gelmişti, Annemle, babamın 5 yıldır gece gündüz çalışıp,ince ince işledikleri meyhanenin açılışıydı. Heryerde balonlar, süslemeler vardı. Babam ızgara başında etlerle,köftelerle uğraşırken annemde gelen müşterileri ağırlıyordu. Komşularımız Harun amcayla, Vildan ablada yardıma gelmişlerdi. Ben plakta çalan şarkıya kapılmış dans ediyordum, Müşteriler iyice keyifleniyordu. Annem kapıda bana hayran hayran bakarken hoşgeldiniz diyerek ağırlamaya devam ediyordu sonra bir an oldu annemle göz gözeydik minik patlama sesi çoğalarak yükseldi karşımda duran camın çatlağını ve yüksek sesle tuzla buz olduğunu hatırlıyorum,sessizliğin çığlıklara dönüşünü, babamın belimden tutup beni geriye doğru çekerken annemin gözündeki acıyı, hala bana bakıyordu ama bu sefer üzgündü,beyaz askılı elbisesinin kırmızıya dönüşünü izledim. Herşey sanki 5 saniye içinde olmuştu. Babamın beni bırakıp anneme çığlık atarak koşusunu yerde kanlar içinde kalan, ve masa altlarına saklanan insanları hatırlıyorum gözlerindeki dehşeti hatırlıyorum. Plakta çalmaya devam eden, ~Erkin Koray - Sevince ~ kulağımda ki son şarkıydı. Ben o gün sadece annemi değil, Kendimi,hayallerimi, çocukluğumu, gençliğimi de kaybettim... ~ 3 YIL SONRA ~ Annemin vefatının ardından 3 yıl geçmişti, Geçen bu sürede babamda yaşayan bir ölüye dönüşmüştü, hayat enerjisi olan,sürekli gülen babam şimdi en korktuğum insan olmuştu. Gözlerinde acı vardı ,öfke vardı, değişmişti. Meyhane açıktı ama sadece babama hizmet ediyor gibiydi sürekli içiyor, hicbisey yapmıyordu çalışan iki eleman ilgileniyor zaten pek müşteride gelmiyordu, maddi zorluklar üst seviyede olan parada çalışan ücretleriyle babamın rakısına gidiyordu. Bana gelirsek zaten beni gözü hiç görmüyordu. Babannemle,dedem bakıyordu bana. Zor bir çocuktum, inatçıydım annemin ölümü, babamın bu hali iyice huysuz yapmıştı beni zavallı babannem, dedem yine de sabrediyorlardı bu hallerime. Başarılı başladığım okul hayatım, berbat bir yola girmişti, öğretmenlerim, babannemle dedem ne yaptılarsa düzelmemiştim. Bu arada Meyhaneye babamın yanına fazlasıyla açık, ağzı bozuk bir kadın gelip gitmeye başlamıştı.Benden hoşlanmadığı belliydi parmağının ucuyla seviyordu babamın gözünü boyamak için. Biraz içip eve geçiyor beni meyhanede bırakıyorlardı iki sandalyeyi birleştirip uyuya kalırdım bu böyle bir süre devam etti bir sabah babannem hışımla meyhaneye daldı korkarak uyuduğum yerden uyandım, arkasından babam atletle yarım yamalak giydiği pijama altıya girdi içeri babannem öfkeli halde; -" Allah senin belanı versin, bizde sanıyoruz oğlumuz depresyonda meğersem oğlumuz uçkur peşindeymis elin orospularıyla ". Babam biraz eğilip üzgün halde; -"Anne kurban olayım öyle deme yaptım bir itlik affet " dedi. -"Seni Allah affetsin, şu sabinin anasının canına sebep oldun, şimdide çocuğu kedi yavrusu gibi oraya buraya atıp altına karı almanın peşine düştün, Filiz'im mezarında ters dönüyordur. Uğruna herşeyi feda ettiği itin haline bak çekil karşımdan, git şimdi ne bok yersen ye Eftelya'ya da dokunma Filiz'imin emaneti bana" dedi. Babam boynunu eğmiş şekilde bir sandalye çekti, oturdu ağlamaya başladı. Duyduklarımdan sonra ilkkez babamın ağlaması bana acı vermemişti. Babam, annemin ölümüne nasıl sebep olmuştu? Annem, babam için neyi feda etmişti? Ben bunları düşünürken babannem hışımla masanın üstündeki kalem kağıtlarımi toplayıp çantama tepti, kolumdan tutup dükkandan çıkarken üstünde annemin sabahlığıyla o kadın dükkana giriyordu. Kendimi tutamadan bağırdım babannemin elini bırakıp; - "O annemin, babanne o annemin,cıkartsın üstünden". diye ağlamaya başladım. Babannemin gözlerinde ki ateşi görebiliyordum kadının üstüne yürüdü tek çırpıda çıkarttı üstünden. Kadının bişey demesine fırsat vermeden, -"Utanmaz,orospu!" diye bağırdı. Sabahlığı da alıp elimden tutup hızlıca yürümeye başladık. Sanki büyük bir zafer kazanmıştık. Bana dönüp gülmeye başladı, -"İyi dedim dimi?" diye güldü nefes nefese. -"İyi dedin Orospuya" dedim. Dudağını ısırıp - "sus kız deden duymasın, benim dediğimi yap yaptığımı yapma " diyip yanağımı öptü. Babannem tam Anadolu kadınıydı, Annemi öz kızı gibi severdi ki öldüğünde evladını kaybeden bir anneydi,gelinini değil oyuzdendi bu kadar öfkesi. Dedemle,Babannemin yanında kalmaya başlamıştım 1 yıl sonra dedem akciğer kanserinden vefat etmişti. Bir kez daha aynı acıları yaşamıştık babamı o zaman görmüştüm yanında yeni karısıyla ve üvey oğluyla gelmişti tam bir aile gibiydiler. Bende gittiği her yere ölüm götüren vebalı gibiydim. Dedemin gidişi babannemi çok yıpratmıştı, Gerçekten kocaman kalbi olan ve sevmekten asla çekinmeyen bir kadındı babannem o yüzden sevdiklerinin vedası mahvediyordu onu ki öyle de oldu, dedemin ardından 1 yıl yaşabilmişti. Beraber girdiğimiz sıcacık yatakta sıkı sıkı sarılmış uyurken, sabah buz gibi bedenine sarılmış olarak uyandım, yüzünde o tatlı gülümsemesi vardı. Belli ki mutluydu gittiği yerde göz yaşları içinde yanağından öptüm, kulağına eğilip herşey için teşekkür ettim. Herzaman şık bir kadındı böyle pijamalarla bulunmak istemezdi güzelce giydirdim. Komşuya haber verdim,bildiğim sahneleri 3. kez yaşadım tecrübeliydim. Babannemle dedemin bana birakıcak pek bişeyi yoktu bu evden başka. Babamla yeni karısı kumarda evimizi kaybetmişti ve artık mahallede istemiyorlardı. Evet zamanında tüm mahallenin sevdiği babamı artık istemiyorlardı çünkü bir kuklaya dönüşmüştü. Babannemle dedemin evini sattırıp, ücra bir mahalleye gitmiştik. Babama çok öfkeliydim. Bana, evimize ,ailesine,annemin babannemin hatıralarına sahip çıkmamıştı. Şimdi yeni evimizde sanki ben yabancı onlar bir aile gibilerdi. Ev çöp evden farksızdı. 15 yaşındaydım ve kendime ait odayı geç koltuk bile yoktu. Okula gidip gelip temizlik ,yemek herşey bana aitti artik eldeki son para bitmeye başlamıştı. Üvey Annem şule babamı işe gitmesi için zorluyor,küfürler havada uçuşuyordu, kırılmadık bardak tabak kalmamıştı. Babam sonunda tır şoförlüğü bulmuş 2 haftada bir evde oluyordu. Böyle geçen 6 ayın ardından geceleri kapı açılıyor eve yabancı adamlar doluşuyor sabaha kadar şarkılar,danslar, ediyorlardı bu sesler eşliğinde uyuyakaliyordum sabah uyandığımda üvey annem bornozuyla elinde kahve sigarası dolanırken geceden kalma döküntüleri topluyordum. Bir hafta sonra şulenin oğlu cezaevinden çıkmıştı,yasaklı maddeden yakalanmıştı. Eve gelmesiyle beraber sonunda geceleri adamlarin gelmeyeceğine sevinmistim. Tâki bu işin pezevenkligini yaptığını öğrenene kadar...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD