Kuzey yanardağ 🔥
Sıla Şengül ellerini karnına bastırarak hastane koridorunda yürüyordu.
Altı aylık hamileydi ve her adımda içinde büyüyen hayatın ağırlığını hissediyordu. Nöbeti bitmişti ama uyumaya niyeti yoktu. Uyumak… Son zamanlarda lüks bir kelimeydi onun için.
Koridorun floresan ışıkları gözlerini yakıyordu. Beyaz önlüğünü omuzlarından sıyırıp sandalyeye attı. İçindeki huzursuzluk hiç geçmiyordu. Sanki yaklaşan bir fırtına vardı ve o fırtına adını bilmiyordu.
O sırada kapı sertçe açıldı.
Üç adam içeri girdi. Siyah giyinmiş, sert bakışlı, yabancı… Hastane güvenliğine ait değillerdi.
“Doktor Sıla Şengül?” dedi biri, sesi soğuktu.
Sıla irkildi.
“Evet… bir sorun mu var?”
Adam cevap vermedi. Kolundan tuttuğu gibi onu ayağa kaldırdı.
“Ne yapıyorsunuz? Bırakın beni! Güvenliği çağırırım!” diye bağırdı.
Diğer adam cebinden silah çıkardı. Susturucu takılıydı.
“Bağırırsan bebeğin ağlar, doktor hanım.”
Sıla’nın kanı çekildi.
Karnına refleksle sarıldı.
“Yanlış kişiyi alıyorsunuz… Ben sıradan bir doktorum…”
Adam alaycı bir gülümseme attı.
“Bugün sıradan doktorlara ihtiyacımız var.”
Gözleri bağlı şekilde bir depoya getirildi. Soğuk beton zemine oturtuldu. Elleri titriyordu. İçinde büyüyen bebeğin tekmeleriyle gerçekliğe tutunuyordu.
Göz bağı açıldığında gördüğü şey kalbini durdurdu.
Kan.
Yerde yatan bir adam vardı. Geniş omuzlu, uzun boylu, yüzü solgun ama sert hatlı. Göğsünden kan akıyordu. Gömleği paramparça edilmişti.
Başında bekleyen adam silahı Sıla’nın şakağına dayadı.
“Canını seviyorsan abiyi yaşat,” dedi.
Sıla’nın sesi titredi.
“Ben cerrah değilim… ama kurşun çıkarabilirim. Ameliyathane yok, ekipman yok… Bu adam ölür!”
Adamın gözleri karardı.
“Ölürse sen de ölürsün. Bebeğinle birlikte.”
Sıla’nın gözleri doldu. Karnını tuttu.
“Yapacağım…” diye fısıldadı.
"Kuzey Yanardağ"
Yerde yatan adam gözlerini yarı araladı. Nefesi kesik kesikti. Bakışları Sıla’ya odaklandı.
Adını bilmesine gerek yoktu; bu adamın kim olduğu yüzünden belliydi. Güçlü, tehlikeli, alışılmışın dışında bir karanlık.
Sıla dizlerinin üzerine çöktü. Elleri titreyerek kurşunun olduğu bölgeyi kontrol etti. Eldiven yoktu, steril hiçbir şey yoktu. Sadece bir çanta dolusu cerrahi alet.
“Dayan,” diye fısıldadı, daha çok kendine.
Kuzey’in dudakları aralandı.
“Hamile misin?” diye mırıldandı.
Sıla şaşırdı.
“Evet…dedi korkarak”
Adamın bakışları karnına kaydı. Gözlerinde bir anlık… acı vardı.
“Dokunma,” dedi boğuk bir sesle. “Bebeğine zarar gelmesin.”
Sıla nefesini tuttu.
“Önce seni kurtarmam lazım.”
Altan adındaki adam yaklaştı.
“Abi, konuşma. Gücünü harcama.”
Kuzey’in dudaklarında acı bir gülümseme belirdi.
“Yanlış doktoru kaçırdınız, Altan sikecem belanızı kadın hamile lan ! .”
Altan dişlerini sıktı.
“Doğru doktoru getirmek için zaman yoktu.”
Kuzey gözlerini Sıla’ya dikti.
“Yanlış doktor… ”
Sıla kurşunu çıkarmaya başladığında elleri titriyordu.
Kan akıyordu. Kuzey’in çenesi sıkıldı ama tek bir çığlık çıkarmadı.
Sıla fısıldadı:
“Dayan. Lütfen.”
Kuzey gözlerini kapadı.
“Ben dayanırım,” dedi.
Sonra gözlerini açıp ona baktı.
“Sen dayanabilecek misin, doktor?”
Sıla cevap vermedi.Ne demek istedi anlamadı
Ama o an ikisi de bilmiyordu:
Bu soru kaderlerinin başlangıcıydı.
O gece, bir mafya babasının kalbi bir doktorun ellerinde, bir doktorun kaderi ise rahminde atmaya başlamıştı..
Sıla kurşunları çıkardı . Adam yaka kartına baktı
" Sıla" dedi adını okuyarak.
" Memleket neresi ? " dedi ses tonu sertti .
Sıla yutkundu
" Mardin " dedi kısık sesle.
" Kürt kızı yani " alaya alır gibi . Sıla cevap vermedi. İşini bitirdi dikiş atarken elleri titriyordu.
" Yeni misin sen, yaşın da küçük kaç senedir doktorsun ? "
" İki " dedi Sıla .
" Belli " diyerek gülümsedi adam . Kuzey elini karnına koymak istedi ama hemen geri çekti . Gözlerini kapattı yine o an
" Abicim hamileyim , abicim bebeğim erkek . "
" Eee dayı oluyorsun abim "
" Abi kurtar bizi , frenlerimiz tutmuyor "
" Abi ! , abi bebeğim "
Kuzey yumruğunu sıktı. Acıyı hissetmiyordu şu an . Sıla hayret ile baktı adama yüzünde mimik yoktu .
" Bitti " dedi Sıla dikmişti . Ayağa kalktı yavaşça.
" Bırakın beni durumu iyi şimdi " , Altan baktı Kuzeye doğru ne yapalım der gibi .Kuzey
" Evine bırakın kızı ! "
" Sağol doktor "
" Birde birine benzettim seni ? " dedi zorlukla .Kız dönüp baktı adama
" Gözlerin, Türkan abla gibi ! " dedi gülerek .
Sıla anlamadı
" Türkan abla ? "
" Türkan Şoray " dedi adam sırıtarak. Sıla Kafa salladı
" Gitmek istiyorum! " dedi Altana , Altan eliyle yolu gösterdi kız ellerini lavaboda yıkadı çok pis görünüyordu her yer
" İğrenç " dedi kız yıkarken. Hazar , Altan'a baktı sırıttı
" Birazdan temizlik yaparız doktor hanım kusura bakma " . Altan ve Hazar güldü .
Kız göz devirdi. Çantasını aldı ve arabaya bindiler .
Hazar kızı süzdü güzel bir kızdı. Gözleri iri dudakları dolgun. Yüzü Yuvarlak çenesi şekilli . Burnu küçük ve güzeldi. Saçları simsiyah uzundu . Hamile olmasına rağmen çok seksi bir kızdı . Kız bakışları üzerinde hissetti . Altan konuştu
" Bebeğin cinsiyeti ne ? "
Sıla
" Sizi ilgilendirmez beyefendi" dedi net bir şekilde. Hazar sırıttı
" Babası da doktor mu ? "
Sıla bıkkınlık ile nefes verdi.
" Camı açın midem bulanıyor" diyerek yüzünü buruşturdu.
Hazar VIP olan aracının camını indirdi .
" Hamilelik zor iş " diyerek sırıttı.
Sıla cama doğru eğildi nefes aldı .Hazar tekrar konuştu
" Şimdi doktor hanım , sen bizi görmedin biz seni görmedik . Başın belaya girer yoksa yazık sanada bebeğede .Tamam mı? " dedi sertçe .
Sıla Kafa salladı
" Tamam " diyerek . Telefonu çaldı baktı meşgule attı.
" Aç aç , konuş " diyerek sırıttı Altan .Kız birşey demedi . Elinde telefon bakıyordu etrafa . Hastene önüne geldiler.Sila hemen indi arkasına bakmadan yürüdü. Hazar
" Sağol doktor ! " diyerek kapıyı kapattı. Sıla girdi odasına ağlamaya başladı. Korkunç bir gün yaşamıştı.
Hazar ve Altan konuştu kendi aralarında .
" Kızın peşine adam tak .Polise falan
gitmesin " dedi Hazar. Altan kafa salladı
" Aynen , telefonu da dinlemeye al " Bu işleri hallettiler . Kuzeyi daha temiz sterilize bir yere götürdüler .
Sıla hala bugünün etkisindeydi bir mesaj geldi
✓ Sıla şu telefonlarımı aç bak ! Kötü şeyler olacak lan ! .Sen benim çocuğumun annesisin ne demek boşanmak lan . Ailen seni kabul edermi .Kızım sen nerden geldiğini unuttun galiba ! .
Sıla okudu
" Allah'ın cezası! " diyerek sertçe attı telefonu.