Kırıklar, Eski Gönül Bağları ve Beklenmedik Bir Telefon Alevli ve fırtınalı gecenin ardından hastane koridorlarının soğuk, beyaz ışıkları yerini sabahın solgun aydınlığına bırakırken Nilüfer gözlerini açtı. Bacağındaki ve kolundaki alçıların ağırlığı, bedenine yayılan sızıyla birleşiyordu. Ancak doktorun verdiği haber, Emre'nin günlerdir sıkışıp kalan nefesine nihayet bir yol açmıştı: Nilüfer hayati tehlikeyi atlatmıştı. Müşahede odasından normal odaya alındığında Emre bir an bile yanından ayrılmadı. Gözleri kan çanağına dönmüş, yüzüne yorgunluk çökmüştü. Nilüfer'in gözlerini açtığını görmek onun için dünyadaki bütün güzel haberlerden daha kıymetliydi. Elini uzatıp karısının parmaklarını tutmak istedi. Nilüfer ise elini hafifçe geri çekerek yüzünü pencereye çevirdi. Emre'nin eli havad

