Bir ay sonra
Yaman
Nedimin gönderdiği dosyaları incelemiş ve gereken onayları vermişti....
Kırımlı holdingi çok Büyük bir ihale kazanmış ve dev yatırımlara imza atmişti ve artık
İşler daha üst bir seviyeye ilerliyordu....
Abisi ve ateş parçasıyla görüntülü konuşmuş, iyi olduklarını, hiç bir sorun olmadığını, sadece onu çok özledikleri söylemişlerdi...
Ama yaman işlerinin biraz daha uzayacağini, sabr etmeleri gerektiğini söylemiş ve döndüğünde bir daha hiç ayrilmicaklarina dair söz vererek ailesinin gönlünü almişti...
Tabiki her gün ne yaptıkları hakkında Cenger'den rapor
Alıyordu ve konakta olmasa da her şey kontrolü altındaydı...
En önemlisi.... Ali Baran kerimoğlu hakkında çok önemli bilgiler edinmiş ve onun bir sürü kirli işe bulaştığını biliyordu artık ...
Uyuşturucu ticareti, kara para aklamak onun yaptığı pis işlerden sadece bir kaçıydı...
Şimdi yapması gereken tek şey bu suçlar hakkında kanıt toplamak ve onun işini bitirmekti....
Çünkü artık onun önem verdiği tek şeyin para ve güç olduğunu biliyordu...
O kadar zavalliydi ki bu dünyada para dışında hiç bir şeye sahip değildi....
Ne bir ailesi... Ne de bir seveni vardı...
Böyle biri için sahip olduğu tek şeyi, yani servetini elinden almak, ölümden beterdi...
Ve bunu yaman seve seve yapicakti...
Artık intikamını alıp, istediği gibi yaşayacakti....
Sonunda 20 yılık öfke ve nefreti dinicek ve rahat bir nefes alabilecekti ....
Ömründe hiç olmadığı kadar huzurlu ve mutluydu....
Her şeyin kontrolü altında olduğunu hiss ediyordu....
Son bir aydır hayatında ki her şey öyle yolundaydı ki, 30 yillik yaşaminda benzeri görülmemişti ....
Ve bunun tek sebebi vardi...
İçine yaşama umudu aşilayan .....
Hayatına bir güneş gibi doğan ilk, tek ve son aşki....seheri....
Artık ondan kaçmak, uzak durmak ya da vazgeçmek gibi bir derdi yoktu...
Aksine bulduğu tüm firsatlarda ona yaklaşmak, onunla konuşmak için can atıyordu...
Onu tanıdıkça, anladikca, nasıl iyi ve güzel bir kalbi olduğunu gördükçe artık önü ne kalbinden ne ruyalarindan ne de hayatindan asla çikaramayacağini anlamıştı....
Ve artık kabullendi....kendinden 12 yaş küçük ,Zümrüt gözleri olan bir kıza yenilmişti....
Her kesten koruduğu, kapalı olan, hiç kimseyi içeri almayan kalbini, kendi elleriyle ona vermişti....
Hemde ö bunun için hiç bir çaba sarf etmeden ya da ondan böyle bir isteği olmadan yapmıştı bunu....
Ve şimdi içinde küçücukte olsa
Bir umut vardı...
Onunla birlikte olabilme umudu...
Çünkü yaman artık tanıyordu küçük meleğini ... öyle sevgi dolu ve merhametli bir kalbe sahiptiki...
Eğer birinin böyle delicesine ona aşık olduğunu anlasaydi, asla onun kalbini kıramazdı...
Hem bir böceğe kiyamayip, ayak altında ezilmesin diye elleriyle alıp duvar kenarına bırakan bir kalp, onun gibi çirkin birini de sevebilirdi belki....
Ve söz vermişti kendine...
Onun gönlünü kazanmak için her şey yapicaktı.....
Küçük bir ihtimal bile olsa, ö bu ihtimale tutunup asla vazgeçmicekti...
İntikamını kerimoğlundan alır almaz, seheri ve büyük annesini de alıp kendi konağına götürecekti.... Onu her şeyden koruyacakti...
Ama onu hiç bir şey için zorlamicakti...
Hiç bir zaman güçsüz ve fakir olduğu için ona güç ve zor kullanarak sahip olmicakti...
Elinden gelen herşeyi yapicakti kalbine girebilmek için.... Ama eğer günün sonunda onu istemezse, o zaman mutlu olması için ne isterse ....
Offff .....Hayır... Hayır....
Bu ihtimali düşünmek bile göğsünun sıkışmasına sebep oluyordu ...
Ayağa kalktı... Bu kadar hasret yeterdi .... Şimdi gidip sevdiğini görme vaktiydi....
Malum kaçırma olayından sonra, kerimoğlüna, seherin güvenliği için odasının değişmesi ve üst kata çıkmasını söylemişti ve ö da hiç bir şey demeden kabul etmişti....
Çünkü hizmetliler katında, evin arkasına açılan bir kapı vardı ve ö şerefsizler o gece bu yoldan içeri girmiştiler, ama konağin diğer katlarındaki odalar hepsi parmak iziyle açılıyor ve güvenlik sistemine bağliydilar....
Ve bütün odalar Yaman'ın parmak iziyle açılıyordu tabi Kerimoğlunun odası hariç...
İhtiyar hala o kadar guvenmiyordu ona....
Şimdi artık seheri evin giriş katında,
Tek başına güvenli bir odada kalıyordu....
Ve bu yaman içinde çok iyi olmuştu... Çünkü bazı geceler evi kontrol etmek bahanesiyle odasına girip, saatlerce uyuyan güzelini izliyordu...
İçeri girdi.... Her yeri kontrol etti ama onu göremedi...
İkinci Katta gezinirken... Birden odaların birinde patlama gibi bir ses duyuldu...
Hemen koşup odaya girdi ....
Ama gördüğü manzarayla donup kaldı...
Seher yere oturmuş ve onundede bir sürü kıyafet vardı...
Yaman:" ne oldu?... İyi misin?.."
Seher:" iyim.... Kıyafetleri düzenlemek istemiştim de...."
Yaman gardropa baktı, dolabın rafı kayıp düşmüştü ve onunla birlikte kıyafetler de yere serilmişti...
Ya üstüne duşseydi?
Sehere baktı ve bir yerine bir şey olmuş mu diye kontrol etti...
Şükürler olsun... Bir şeyi yoktu ...
Rafı yerden kaldırdı, yerine koyup, sabitledi ...
Yaman:" yuvasından kayıp duşmuş..... Sağlamlaştırdım iyice... Bir daha düşmez..."
Seher kıyafetleri toplarken ona bakıp küçük bir tebessüm etti...
Seher:" teşekkür ederim..."
Öylece gardropun kenarında durmuş ve onu izliyordu ...
Nasıl o zarif ve küçük elleriyle bu koca konağın işlerini yapmak zorunda olduğunu düşünüyordu ...
Oysaki onun yeri düşmanının evinde hizmetçilik yapmak değil de, Yaman'ın konağının baş köşesine kurulup, hanimlik yapmaktı...
Kendi kendine düşündü:" biraz daha dayan sevgilim .... Seni de kendimi de bu cehennemden kurtaricağim... Kendi evimizde istediğin gibi yaşiyacaksin... Söz veriyorum sana...."
Düşüncelere dalmişken birden telefonun sesiyle kendine geldi...
Ceketinin cebinden çıkarıp, baktı, Nedim di....
Yaman:" söyle"
Nedim:" yaman kusura bakma... Rahatsız ediyorum ama yolladığın evraklarda bir eksiklik var .... Lütfen sana mail attığım kısmı inceliyip, bana gönderirmisin.... Çok acil toplantımız var.... Ve senin onayın olmadan bir şey yapamayız..."
Yaman:" tamam bakıyorum"
Gözlerini seher den alamadan geri geri gitti ve mecburen odadan çıktı ...
_____________________________
Seher
Mutfakta Nadire anne ve Leyla ablasiyla akşam yemeğini hazirliyordu.....
10 yaşindan beri Ali baran kerimoğlunun yemeğini hep kendi hazirlardi...
Çünkü seherden başka hiç kimsenin Yemeklerini beğenmezdi...
Ve eğer hasta ya da ödevi olduğu için Nadire anne ya da Leyla ablası bir günlüğüne onun görevini ustlenseydi, hemen anlar ve yemeği yere fırlatirdi...
İşte onlarınki de böyle bir baba kız ilişkisiydi...
Tabi buna ilişki denirse.... Hıh...Bu düşünceyle hasretle yarım ağız gülümsedi....
Elini kolyesine götürdü ve annesinden güç almaya çalıştı...
Tam o anda mutfaktaki küçük radyodan, annesinin en sevdiği şarkı çalmaya başladı.... Firuze
Allahım bu bir işaretti... Annesi ona güçlü olması için bir işaret yollamıştı...
Neşeyle gülümsedi ve işini yaparken, ince ve güzel sesiyle şarkıya eşlik etti...
Seher:"
Kıskanır rengini
baharda yeşiller
Sevda büyüsü gibisin sen Firuze
Sen nazlı bir çiçek
Bir orman kuytusu
Üzüm buğusu gibisin sen Firuze
Duru bir su gibi
Bazen volkan gibi
Bazen bir deli rüzgar gibi
Gözlerinde telaş
Yıllar sence yavaş
Acelen ne bekle Firuzeee"
Şarkı bitti ama birden Leyla abla hayecanla:" ayyy seher keşke devamını da söyleseydin...
İkinci kısmını daha düzel söylüyorsun..." Dedi
Seher gülümseyip Nadire annesine baktı , yine gözleri dolmuş ve ona bakıyordu ...
Nadire anne:" evet kızım söyle... Sesin tıpkı annenin sesine benziyor... Oda böyle senin gibi yemek yaparken bu şarkıyı soylerdi.." sonrada gözünden akan yaşi eliyle silip ona gülümsedi....
Ve Seher güzel sesiyle şarkıya devam etti:"
Acılı bir bakış
Yerleşirse eğer
Kirpiğinin ucundan göz bebeğine
Herşeyin bedeli var
Güzelliğinin de
Bir gün gelir ödenir
Öde Firuzeee"
Ikisi de seheri alkişlayip gülümsediler, ama hiç birisi onlardan başka birisinin de mutfak kapısında durup bu muhteşem sesi dinleyip nasıl etkilendiğini farketmedi....
Bu birisi yamandi, tekrar konağa dönüp seheri ararken birden onun sesini duymuş ve mutfağa Kadar gelmişti ..
Ve şimdi onun ince ve zarif sesinden öyle etkilenmişti ki, hemen odasına dönüp soğuk bir duş almaliydi ...
Allah kahretsin... Türlü türlü kadın görüp, kendilerini ona sunmalarına rağmen, zerre ilgi duymayip, etkilenmeyen ö...
şimdi Bu kızın her şeyiyle baştan çıkiyordu...
Once gözleri, sonra gülüşü, şimdi de sesi....
hem de onun böyle bir niyeti yokken...
Ve Onu nasıl etkilediğinin farkında bile değilken....
Gitmeden önce sehere tehditkar bir bakış attı ve içinden sinirle:
" bu kadar güzel olup beni,yaman kirimliyi, her şeyinle baştan çıkarmanın bedelini bir gün odeyeceksin seher.... Söz veriyorum" diyerek gitti....
Seher Nadire annesinin yanına oturdu ve elini tuttu...
Seher:" Nadire anne, annem neden bu şarkıyı bu kadar çok severdi?... Her zaman dilinin altında söylediğini hatırlıyorum...."
Nadire anne:" büyük annenin adı firuzeydi..... Ve dedenle, Anneannen birbirlerini çok severdi, leylayla Mecnun gibi, ferhatla şirin gibi aşiklardi...
Deden hep ona bu şarkıyı soylerdi... Sonra reyhanim buraya geldiğinden beri ne zaman annesiyle babasını özlese hep bu şarkıyı soylerdi....."
Seher:" neden gidip görmüyordu ki onları?"
Nadire boğazında bir düğümle ona bakti :" gidemezdi.... Onlardan çok uzaktı" dedi gözünden yaş akarak ....
Seher uzulerek :" demek daha annem buraya gelmeden önce ailesini kaybetmişti..." Dedi.
Nadire hanım hiç bir şey söylemedi, her zaman ki gibi konu buralara gelince sustu ...
Eski günleri ve reyhaninin çaresizliğini hatırlayınca kendini tutamayıp ağladı....
Seher hemen kalkıp ona Sarıldı:
" özür dilerim Nadire annem.... Bunları seni üzmek için sormadım... Lütfen ağlama.... Bir daha sormicağim.... Söz veriyorum..."
Ve Nadire reyhaninin masum kuzusunu korkutmamak için kendine hakim olmaya çalıştı...
Nadire:" iyim ben.... İyim....üzülme sen"
_______________________________
Yaman
Gece yarısı arabaya atlayıp yine Arif babanın yanına gelmişti...
Arabadan indi....
Arif Baba tek başına, bir şarkı açmış ve elinde eski bir fotoğrafa bakip öylece oturmuştu ....
Öyle kendi düşüncelerine dalmıştı ki Yaman'ın geldiğini bile farketmedi....
Yaklaştı ve önünde durdu ...
Yaman:" baba"
Arif baba birden başını kaldırdı ve onu görünce gülümsedi...
Arif baba:" ha evlat... Sen mi geldin?..... Hoş geldin.... Geç...
Geç otur..."
Karşısına oturdu ...
Yaman:" iyimisin baba? ... Biraz solgun görünüyorsun..."
A:" iyim oğul... İyim ... Biraz eskiyi yad ediyordum da... Ondan"
Y:" eskiyi?"
Arif baba elindeki resmi ona gösterdi:" rahmetli eşimi .... kızlarımı.... Birlikte geçirdiğimiz güzel günleri ...
Ah evlat öyle çabuk geç oluyor ki... Birde bakıyorsun sevdiklerinin hepsi yanından gitmiş... Bir sen kalıyorsun birde hatıralar ... Sen sen ol sevdiklerinden bir an bile ayrı geçirme "
Ve yaman sevdiklerini düşündü,ziya abisi, Yusuf ve şimdi bide seheri vardı...
Arif baba resimdeki iki küçük kızı gülümseyerek gösterdi:" bak bu Kevser... Canımızı okudu bir fotoğraf çektirene kadar.... öyle yaramazdi ki... Şimdi yusufta tipki kendine çekmiş... Geçenlerde konağa uğradım görmek için ... O kadar koşturdu ki beni nefesim çıkmıyordu artık..."
Yamanda Yusuf'un yaramazlıklarini duyunca gülümsedi:" ateş parçası ö"
Sonra Arif baba biraz huzunlenerek diğer kızı gösterdi:
"Onun Aksine büyük kızım öyle sakın ve sessiz di ki ... Benim ilk gozağrim di... Babasının kiymetlisiydi... benim masum kizim ..."
Sonra tekrar gülümsedi:" biliyormusun bugun bizim eşimle evlilik yıldönümümuz ...
Her yıl bu gece evimiz de büyük bir kutlama olurdu ve biz bu şarkıyla dans ederdik..."
Yaman biraz şarkıyı dinledi ve birden sabah seherin söylediği şarkı olduğunu farketti...!!!
Yaman:" çok garip.... Bugün bu şarkıyı duyduğum ikinci kez."
Arif baba tekrar fotoğrafa baktı ve hüzünle dilinin altında sayikladi :
" Firuzem de bu şarkıyı çok severdi..."