Yaman
Telefonu eline aldı ve arama yaptı.
Yaman:" ne yaptınız?"
Koruma:" ikisinide yakaladık."
Y:" güzel "
K:" şimdi ne yapalım yaman bey?
Cezalarını keselim mi?"
Y:" hayır... Sakın ben gelmeden bir şey yapmayın. Konağın arkasındaki dayireye kapatın ikisini... Onlarla bizzat ilgilenicem.... özel olarak."
K:" tamam efendim."
Şoför konağın önünde durdu, yaman kızı tekrar kucakladı ve içeriye taşidi.
Eve girer girmez yaşlı kadın ağlayarak, telaşla yanlarına geldi.
Nadire:" kzuum.... Canım benim... Nerdeydin..... Ne yaptılar sana...."
Y:" sakin olun.... Kendinde değil... Bayıldı... "
N:" neden?.... Ne oldu ona?... Zarar mi vermişler benim kızıma?... Yalvarırım söyleyin"
Y:" lütfen.... Önce izin verin odasına taşiyim... Kendine gelince herşeyi öğreniriz."
N:" tamam... tamam.... Buyrun... Bu taraftan."
Odaya girdi.... Yine aynı koku... Artık bu kokunun neden bu kadar tanıdık ve huzurverici olduğunu biliyordu... Çünkü bu duygunun kaynağı şimdi kollarindaydi ve ö hiç bırakmak istemiyordu ....
Ama mecburen yatağa ilerledi ve dikkatlice kızı yatağa yatırdı..
Kadına döndü:" önce kıyafetini değiştirseniz iyi olacak. ben dişardayim."
Kadin gözlerini sadece kıza dikmiş ve uzgunce başını salladi.
Ceketini aldı ve dışarı çıktı ama gidemedi.... Odanın önünde öylece bekledi...
Biraz sonra Ali Baran hızlı ve sınırlı bir şekilde geldi....
Ali Baran:" nerde o?"
Yaman:" içerde."
kapıyı bile çalmadan odaya daldı...
Yaman kaşlarını çattı.... Bu ne cüret... Çalışanı bile olsa sonuçta ö bir kadındı... ya uygunsuz bir durum da olsaydı... Hemen arkasından ö da içeri girdi...
Ali Baran sınırlı bir boğa gibi odanın ortasında durmuştu ve kıza bakıyordu....
Belli ki kız daha yeni kendine gelmişti... Kıyafetini değişmiş ve yatakta oturmuştu, yaşlı kadinda yaninda ayaktaydı....
Ama tuhaf bir şey vardı.... İkiside gözlerini kocaman açmış ve yüzleri bembeyaz olmuştu....
Yaman kızın depodakinden bile daha fazla korktuğuna yemin edebilirdi....
Kimse birşey söylemiyordu....
Ama birden Ali Baran kızın üstüne atladı... Ve iki kolunu tuttuğu gibi, yataktan kaldırdı ve duvara yapıştırdı..... Var olan tüm gücüyle kollarını sıkıyordu...kızın canının yandiği yüzünden okunuyordu...
Bütün bunlar bir anda olmuştu... Hemen koşup, kurtarmak istedi...
Ama kadın önüne geçti ve gözleri ve başıyla "hayır" dedi...
Ne yani... O kadar ağladık tan sonra böyle mi koruyordu torununu?
Ali Baran:" ne yaptılar sana?....soyleee..... Cevap verrr....."
Bağırıyordu bunları söylerken...
Bu soruların cevabını yaman'da bilmek istiyordu..... Ama böyle değil.... Böyle korkutup, hirpalayarak hiç değil....
Sakince de sorabilirdi tüm bunları.... Ama illaki bir pislik yapicakti sirtlan herif....
Alibaran:" neden susuyorsun ...konuşşş.....
Dokundular miiii?"
Ama kız sanki korkudan dilini yutmuştu.....
Ali Baran:" konuş yoksa onceden soylediğim şeyi yaparım.... Biliyorsunki gözümü bile kirpmam..... O yüzden konuş....
Dokundular mi sana?"
Kız sanki ölümle tehdit ediliyormuş gibi,bir can havliyle başını hızlı hızlı " hayır" diye iki tarafa salladi.
Ali Baran:".... Bak eğer yalan söylüyorsan bunun bedeli ağır olur.... O yüzden doğruyu söyle....eminsin dimi?....sana el surmediler?"
Kız başıyla tekrar onayladı.... Ali Baran bir süre kızın gözlerine baktı..... Sonrada sanki doğruyu söylediğini gözlerinden okumuşçasina, rahat bir nefes çekti.....yaman bile daha kolay nefes aldığını hiss etti.... Kızı öylece birakti.... Ve ona döndü....
Alibaran:" hemen odama gel."
Sonrada kapıyı çarpıp gitti....
Allah kahretsin..... Neler oluyordu burda....
Hiç bir şey anlayamıyordu.... Resmen kızı tehdit etmişti şerefsiz... Ne hakla ha... Ne hakla...
Ona baktı.... Hala duvarın önünde duruyor ve çapraz bir şekilde kollarını tutmuş, kendine sarılmıştı.....ve Ağrıdan içi geçmiş bir halde sessizce ağlıyordu.... Öyle çaresiz ve kimsesiz görünüyordu ki....
yaman göğsünde derin bir acı hissetti..... Öyleki bu acı bin parçaya bölünüp, vücudunun her yerini sardı ... Ne yani? şimdi onu iki hayvandan kurtarip... Kendi eliyle bir canavara mi teslim etmişti?
İçinden gidip ona sarılıp ...."herşeyi düzelteceğini" söyleyip..... Sonrada elinden tutup hiç kimsenin bulamicaği bir yere götürmek geliyordu....
Ama büyük annesi ondan önce davrandi ve torununa sarıldı....
Artık orda olmasının hoş olmicani düşündü.... Ve ona
bakarak odadan çıktı ....
Düşünceli bir halde evden çıkıyordu ki, ihtiyarın onu odasına çağırdığını hatırladı...
Durdu..... Gözlerini kapatıp biraz sakinleşmeye çalıştı...
Kapiyi çalmadan onun yaptığı gibi, içeri daldı... İtiraz edicek olursa da, ağzını burnunu kırmaya karar verdi ....
İhtiyar odada bir ileri bir geri, volta atıyordu....
Ali Baran:" nerdeler o iki şerefsiz?"
Yaman:" güvenli bir yerde tutuyoruz."
Alibaran:" güzel... Onlara en ağır şekilde cezalandırmani istiyorum... Kerimoğlünun evinden kız kaçırmak neymiş öğrensinler bakalım."
Sonra durdu:" bu kadar kısa surede nasıl buldun onu?"
Yaman öyle bir iğrenerek baktı ki ona, sanki bir pisliğe bakar gibi ...
Şu anda bile ondan teşekkür etmek yerine, şüphelerini gidermeye çalışıyordu....
Biraz sustu ve sonra:" akşam devriye gezerken konuştuklarını duydum, bir kızı bir yere götürmekten bahs ediyorlardı."
Ali Baran:" neden derhal işten çikartmadin?"
Y:" benim böyle bir yetkim yok Ali... Baran ...Bey...." Adını kendi kurallarını hatırlatacak şekilde anmıştı.
Alibaran yeniden odada dört döndü :" artık böyle olmaz.... "
Karşısında durdu ve gözlerine bakarak:" bundan böyle sana tam yetki veriyorum .... İş anlaşmasında yazılan bütün kuralları unut.... Artık sadece konağın dışını değil, içinden de sorumlusun.... Her saat evin her yerini kontrol edicek ve en ufak şeyde, bana sormadan bile yapılması gerekeni yapicaksın.
Ama bu senin sorumluluğun, başka birine devr etmeni istemiyorum .. çünkü sadece senin içeri girmene müsade ediyorum, başkalarına hala yasak...."
Sonra elini onun omzuna koyup:" artık sadece güvenlik şefim değil ... Benim gözüm kulağım olmani istiyorum.... Ben ömrüm boyunca hiç kimseye güvenmedim ama sanırım benim için hiç düşünmeden canını ortaya koyan adama, hanemi emanet edebilirim .... Yaşlandım artık.... Senin gibi sadık birine ihtiyacım var.... Nedersin?"
Biraz düşündü ... Bu amacına daha çabuk ulaşmasi için de iyi bir firsatti.
Y:" tamam.... Kabul ediyorum.... Ama karşılığı ne olucak?"
bunu sadece ihtiyarın şuphelenmemesi için söylemişti
Ve planında da geyet başarılıydı, çünkü Ali Baran sırıtarak:" güzel ... Pazarlık yapan insanları severim.... Hadi neyse ... Maaşını iki katina çıkartıyorum." Demişti.
Sonra elini ona uzattı ve:" hayırlısı diyelim o zaman."dedi.
Yaman elini verdi ve :" hayırlısı." Dedi başını sallayarak.
________________________________
Yatağın üzerinde oturdu ve yarali yumruğuna ve kanlı üstune baktı.... Öyle bir kendinden geçmişti ki, eğer korumalar o ikisini elinden almasaydi, kesin şu an katil olmuştu, yine içindeki o vahşi yaman ortaya çıkmış ve kendini kaybetmişti....
Bazen kendi bile bu vahşi hallerinden korkuyordu, çünkü sanki kendi olmaktan çıkıp, başka birine dönüşüyordu...ve sakilneşincede karşısında sadece yikıp yaktığı bir virane buluyordu....
Ama bu gücü sayesinde de bütün düşmanlarını yenebilmiş ve ailesini koruya bilmişti....
Bunları düşünmemeye çalıştı, sonuçta o ikisi bunu fazlasıyla hak etmişti...
Bugün olanları düşündü ....
Ali baranin hizmetçi bir kız için nerdeyse kalp krizi geçireceği aklına geldi....
Ayağa kalkıp odanın içinde yürüdü ....
Evinde çalışan bir kız için endişelenmiş olamazdı dimi....
O kadar merhametli biri değil di sonuçta, bunu en iyi yaman biliyordu ....
O zaman neden?.... Neden onu bu kadar umursuyordu?.... O kadar ki ö dahil bütün adamlarını onu bulması için seferber etmişti....
Birden durdu ..... Aklına gelen şey olamazdı dimi..... Hayır canım .... O kadarda değil....
Ama .... Neden olmasın?..... Sonuçta yıllar önce, o annesi olacak kadını da, üç çocuğu ve evli olmasına rağmen baştan çıkarmamış miydi?......
Şimdi evinde çalışan, o kadar güzel ve zarif, güçsüz ve kimsesiz bir kiza göz koymicaği ne belliydi?
Bu düşünceyle beyninden vurulmuşa döndü .....
Hayır ..... Bu sefer değil.... Bu sefer amacına ulaşamicaksin
Ali Baran kerimoğlu ......
Bu sefer önünde "yaman kırımlı"
Duvarı var ... Önce onu aşman gerekicek.... Yapabilirsen tabi.....
Evet.... Bu defa izin vermicekti ... Artık o güçsüz ve küçük çocuk değildi..... Bu sefer güçlü olan oydu....
Ve yemin etti ....... O kızı o şerefsiz den koruyacağına şerefi üzerine yemin etti.....
_________________________________
Seher
Mutfakta oturmuş ve dün olanları düşünüyordu...
Artık ne olursa olsun bu evden çıkmamaya karar vermişti ....
Dışarısı çok tehlikeliydi...
Ve ö artik bir daha böyle bir şey yaşayamazdı ...
Kendi düşüncelerine dalmıştı ki, birden gözünün önünde bir şeyin sallandığını farketti ...
Aman Allahım ..... Gözlerine inanamiyordu ..... Güneş kolyesi...
Döndü .... Nadire annesi arkasında durmuş ve kolyeyi tutuyordu....
Seher:" Nadire anne .... Nerden buldun bunu.....sonsuza kadar Kaybettim sandım....."
Nadire hanım gülümseyerek :" sevineceğini biliyordum kuzum ... Odada düşürmüşsün.... Bende bulup kıymetlini sana getirdim."
S:" çok teşekkür edelim Nadire annem.... Kaybettim diye çok üzülmüştüm.... O boynumdayken annem yanımdaymiş gibi oluyor.... Biliyorsun."
N:" biliyorum güzelim.... Hadi dön de boynuna takiyim."
Arkasını döndü ve saçlarını topladı, ve yeniden huzur bulduğunu hissetti.
Mutfaktaki yemek masasına oturdu ikiside... seher kolyesine dokundu ve gülümsedi... Çok özlemişti...
Nadire hanım:" başına bir şey gelicek diye çok korktum güzel kuzum."
Seher:" evet... Bende bir an hayatımın Sonuna geldiğini hiss ettim."
N:" Allah korusun.... O nasıl laf... Bir daha öyle söyleme... Sana bir şey olursa ben yaşayamam biliyorsun."
Seher kadının elini tuttu:" biliyorum Nadire annem.... Senin duaların korudu zaten beni."
N:" evet ....öyle.... Ama şimdi o delikanlının hakkınıda yiyemem... Seni kaçırdıklarıni oğrenmesiyle, seni bulması iki saat bile sürmedi ... Nasıl yaptı bilmiyorum.... Ama ona çok şey borçluyuz."
Seher o adamı düşündü....
Önce Dev cüssesi ve öfkeli bakışlarından çok korkmuştu....ama sonra Ali Baran kerimoğlunun adamı olduğunu anlayınca ister istemez ona guvenmiş ve bayilmişti ....
Seher:" evet .... Ö olmasaydı nasıl eve donuceğimi bilemezdim... Gerçekten hayatımı kurtardı ..."
N:" öyle..... Allah ailesine bağışlasın... Çok Mert bir delikanlı."
Seher biraz düşündü ve sonra bir şeyi farketmiş gibi gülümseyip :
" Nadire anne ..... Ben diyorum ki.... Yani bizim ona teşekkür etmemiz lazım ... Mesela.... Bir hediye vere biliriz." Dedi
N:" evet... Güzel olur tabide... Kuzum biliyorsun... Ali Baran bey bu olaydan sonra benim bile bir süre dışarı çıkmamı yasakladı.... O yüzden dışarı çıkıp hediye alamam."
Seherin önce yüzü düştü ama sonra bir fikir bulup gülümsedi:
" o zaman bizde evde bir şeyler yaparız."
Nadire şaşırarak:" nasıl?" Dedi.
S:" Nadire anne benim en güzel yaptığım şey ne?"
N:" e yemek."
S:" e tamam işte, ona teşekkür için meşhur kurabiyelerim den yapicam.... Sende götürüp ona verirsin."
Nadire hanım gülümsedi:" tamam kuzum... İyi düşündün "
Seher hemen kalkıp işe koyuldu...
________________________________
Yaman
Yorgun bir halde odasına girdi...
Ceketini çıkartıp, gomleğinin önünü açtı ....
Bütün gün korumalara laf anlatmaktan çok sıkılmıştı...
Bazen bu işi yapmak, kerimoğluna katlanmaktan bile daha zor oluyordu...
Yatmadan önce bir duş almaya karar verdi...
Tam banyoya girecekti ki, aynanın önündeki masanın üzerinde bir kutu farketti ...
Ne olduğunu anlamak için, Yaklaşıp kutuyu açtı ...
Ama açar açmaz odaya güzel bir koku doldu ve karşısında bir sürü ona gülümseyen şeker yüzlerle karşılaştı....
Çok şaşırdı.... Kim ona böyle bir sürpriz yapmış olabilirdiki ...
Hemde burda.... Bu konakta ...
Kutunun içinde küçük bir not gözüne çarptı...
Hemen alıp okudu...
"Teşekkürler"
Seher
Bu isim ... Bu not .....
Meleğinden başka kim olabilirdi ki...?️?️?️
Bir anda içine serin rüzgarların estiğini hiss etti ....öyle bir ferahlamişti ki içi .... Sanki bütün yorgunluğu yok olup gitmişti....
Demek adı seher di....
Dilinin altında kaç kez adını sayikladi...
Güneşin döğuş vakti... Aydınlık anlamına geliyordu ....
Demek bu yüzdendi zifiri karanlığına bir ışık gibi sızması....