bc

DİLA +18

book_age18+
212
FOLLOW
1.6K
READ
dark
forbidden
family
age gap
forced
opposites attract
mafia
heir/heiress
like
intro-logo
Blurb

Nişan günümde babamın düşmanı tarafından kaçırıldım.

Beni tutsak eden adam, irademi de yavaş yavaş elimden aldı. Ona duyduğum nefret, her bakışında, her dokunuşunda eriyip gitti ve yerini yakıcı bir şehvete bıraktı.

Ondan uzak durmaya yemin ettikçe, bedenim ona daha çok yaklaştı.

En tehlikeli yanı ne silahı ne gücüydü… Tenime değdiği anda aklımı başımdan alan o derin hazdı. Beni kendine esir eden, kendimi unutturan o tarifsiz şehvetti.

O benim düşmanımdı.

Ama artık bedenimin en büyük zaafı, en karanlık bağımlılığı hâline gelmişti.

chap-preview
Free preview
NİŞAN
DİLA Hayatım boyunca bu kadar heyecanlandığımı hatırlamıyorum. Pencerenin önünde durmuş, iki elimle ince tül perdeyi aralamış, bahçeye bakıyordum. Gün batımının son ışıkları yavaş yavaş yerini geceye bırakırken, havuz başı sanki masallardan çıkmış bir yere dönüşmüştü. Havuzun üzerine bırakılan beyaz nilüferlerin arasındaki mumlar suyun üzerinde usulca salınıyor, ağaçlara sarılan sıcak sarı ışıklar bütün bahçeyi büyülü bir atmosfere bürüyordu. Babamın sade bir organizasyon istemesine rağmen ortaya çıkan manzara göz kamaştırıyordu. Gerçi babamın “sade” anlayışıyla normal insanların “sade” anlayışı hiçbir zaman aynı olmamıştı. Yine de hoşuma gitmişti. Nişan kalabalık değildi. Ailelerimiz, yakın akrabalarımız ve çocukluğumuzdan beri tanıdığımız aile dostlarımız... Hepsi aşağıda sohbet ediyor, garsonlar zarif tepsilerle masaların arasında dolaşıyor, müzisyenlerin enstrümanlarından çıkan melodiler bahçeye huzur yayıyordu. Aşağıya bakarken görüş alanıma o girdi. Giray... Lacivert takım elbisesinin içinde her zamanki gibi yakışıklı görünüyordu. Misafirlerle tek tek ilgileniyor, herkesle sohbet ediyor, zaman zaman tebessüm ederek başını sallıyordu. Tam o sırada başını kaldırdı. Göz göze geldik. Uzaktan bana gülümsedi. Kalbim hızlandı. Bende gülümsedim ve el salladım. O da küçük bir baş hareketiyle karşılık verdi. Ne kadar tuhaf... İki yıldır birlikteydik ama bana her baktığında hâlâ ilk günkü gibi heyecanlanıyordum. Bugün onunla nişanlandığıma hala inanamıyordum. Nişanlı... Bu kelimeyi düşünmek bile içimi kıpır kıpır etmeye yetiyordu. Çünkü çok yakında karısı olacaktım. Aşağıya inmeden önce arkamı dönüp makyajımda bir eksik var mı diye son kez aynaya baktım. Üzerimdeki gri-mavi elbise, tek omzundan dökülen ince tül detayı ve belimi saran zarif çiçek işlemeleriyle göz alıcı bir şıklığa sahipti. Hafif kumaşı attığım her adımda usulca dalgalanırken, boynumu süsleyen ince beyaz altın kolye tüm görünümün en özel parçasıydı. Giray'ın benim için özel olarak tasarlattığı, merkezinde nadir bulunan doğal bir ay taşı taşıyan bu eşsiz mücevher, değerini gösterişinden değil, tek ve benzersiz olmasından alıyordu. Rujumu son kez üzerinden geçerken kapı çaldı. Ruju yerine bırakıp “Gel!” dedim. Saniyeler içinde içeri giren kişi Giray’dı. Kapıyı sessizce kapatıp bana doğru yürüdü. Uzun uzun yüzüme baktı. Öyle dikkatli bakıyordu ki utandım. “Neden öyle bakıyorsun” dedim. Aramızdaki mesafeyi kapatıp kolunu belime dolayarak kokumu içine çekti, boynumu öptü. Dudağını tenimde hissetmek çok tuhaf bir duyguydu. Gözlerim kendiliğinden kapandı. “Çok güzelsin.” Dedi. “Sana bir kere daha aşık oldum” Sözleri beni utandırdı. “Abartıyorsun.” Dedim. Kulağıma “Nişandan sonra kaçalım. Bu gece seni istiyorum Dila.” Dedi. “Artık sence de vakti gelmedi mi? İki yıldır bekliyorum” Bir anda yüzümü ateş bastı. Yanaklarım alev alev yanıyordu. “Olmaz. Babam izin vermez” dedim. Elini elbisenin yırtmacının içine uzattı. Geri çekilmek istedim ama izin vermedi. Parmakları kalçalarım doğru ilerlerken “Yüzükleri takıyoruz. İzin işini sen bana bırak.” Dedi. “Sana öyle unutulmaz bir gece yaşatacağım ki attığın her adımda benim kadınım olduğunu hatırlayacaksın” Dudaklarından dökülenler ve dokunuşlarıyla kalbim adeta yerinden oynuyordu. Onunla geçireceğim bir gece, düşüncesi bile beni heyecanlandırıyordu ama babamın onay vereceğini hiç sanmıyordum. Çünkü hayatım boyunca beni korumasız hiçbir yere göndermemiş, bizi asla yalnız bırakmamıştı. Babam dışarıdan çok modern bir adam görünse de içeriden eski kafalıydı, gelenekçiydi. Bir an babam bizi izliyormuş gibi hissettiğinden Giray’ın ellerinden kurtulmak için son bir hamle yaparak geri çekildim. “Tamam” dedim “İzin verirse gideriz” Aldığı cevaptan memnun olmuş gibi gülümsedi. Aşağıya inmek için elini uzattı. “Hazırsan bir an önce şu yüzük işini halledelim” dedi. “Yarın sabah benim yatağımda uyanman için sabırsızlanıyorum” Onun yatağında uyanmak. Yutkundum. Hem çok istiyordum hem de istemiyordum. Giray’ı bende arzuluyordum ama hayalini kurduğumda garip oluyordum. Galiba sorun hazır olup olmamakla ilgiliydi. Belki de ailemin beni sürekli kısıtlamasıyla büyüdüğüm, onlardan habersiz adım dahi atamadığım, düğünden önce yasak olduğunu düşündüğüm için endişeleniyordum. Emin değildim. Elini tuttum. Birlikte odanın kapısından çıkarken “Sadece benimsin” dedi. “Altımda inlerken ne demek istediğimi anlayacaksın” O böyle şeyler söylemekten zevk alıyormuş gibi konuşuyordu ama ben utanıyordum. “Giray!” dedim yüzümü bakışlarından kaçırarak. Elimi daha da sıktı. Kulağıma eğilip fısıldadı. “Bundan sonra dudaklarından çıkacak tek söz ‘Daha hızlı’ olacak” dedi.

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

Unscentable

read
2.1M
bc

He's an Alpha: She doesn't Care

read
856.1K
bc

Claimed by the Biker Giant

read
2.1M
bc

Holiday Hockey Tale: The Icebreaker's Impasse

read
1.0M
bc

A Warrior's Second Chance

read
392.8K
bc

Not just, the Beta

read
365.9K
bc

The Broken Wolf

read
1.2M

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook