Gözlerimi açıp bir süre boşluğa baktım. Duyduklarımla elim istemsizce karnıma gitmişti. Odada sadece teyzem vardı. Yumuşak bir ses tonuyla yanıma gelip saçlarımı okşayarak
“Kızım iyi misin “ dedi. Gözlerim doldu çok şey söylemek istedim ama olmadı yapamadım.
Taburcu olmadan Doktor Deniz bey geldi gerekli bilgilendirmeleri yaptı. “Durumunuzdan teyzeniz biraz bahsetti kusura bakmayın belki siz anlatmak istemezdiniz ama neyse artık doktorunuz benim doğuma kadar ki süreçte ve doğumdan sonra beraberiz “ dedi. Normalde hasta doktor seçer ama bizde farklı oldu. Neyse ki enerjisi çok yüksek bir doktordu sevdim. Ama hala içimde tuhaf bir duygu vardı.
Eve geldiğimizde kuzenlerim levent abiyle sanem bizi bekliyordu. Levent abi komiser yardımcısı işinde çok başarılı ve her zaman kendi doğrularında ilerlemiş bir insandır. Beni çok sever. Sanem daha üniversiteye yeni başladı tabi o Levent abiye göre duygularını dizginleme konusunda başarısız. Yüzlerinden anladığıma göre teyzem sağolsun onlara da anlatmış durumu.
Levent abi “ Defne ne yapmayı düşünüyorsun”
“Bilmiyorum abi “
“Bak babasını bulmanda yardımcı olurum bilmeye hakkı var “ hızla kafamı salladım.
“Hayır, yüzünü görmek bile istemiyorum. O durumumdan faydalanan insanla asla olmaz “
“Bunu söyleyeceğimi hiç tahmin etmezdim hatta şu an sinirden buraları yakıp yıkmalıydım ama bu durum farklı Defne herkesin bir şansı hakettiğini düşünüyorum ben” dedi ama içimden de “ öyle de abi hadi konuşayım desem yüzünü bile görmedim nerden bilicem ki kimi aradığımı” diyemedim. Derin bir iç çekip sustum. Sonrasında
“Ben kararlıyım abi biraz düşünücem bu halde bıralarda duramam zaten karnım büyümeye başlayacak belki şehir değiştiririm belki ülke şu an bilmiyorum “
1 ay sonra…
Telefonun çalmasıyla uyandım. Daha doğrusu aklım yatakta bedenim oturmuş duruyordu çok fazla uyuyordum sürekli midem bulanıyordu halsizlik bir türlü geçmiyordu. Deniz bınların normal olduğunu ve randevu gününden önce ciddi bişey olmadığı sürece gelmememi söyledi. Paronayak gibi en ufak bişeyde hastaneye gidince artık kovdu beni birazcık. Resmen kanka gibi olmuştuk bana çok iyi geliyordu.
Neyse araya. Ferdaydı hamileliğimi öğrendiğinden ber beynimi yiyordu ve babasını bulma konusunda ısrar ediyordu.
“Efendim Ferda “
“Defne canım iyi misin rüyamda seni kızını ve babasını gördüm nasıl mutlıydunız bi görsen ahh sahi haberi olsa belki havalara uçacak ne dersin araştıralım mı soralım hı” gözlerimi devirdim asla vazgeçmeyecek. “Devirme gözlerini sen demedin mi kız olacak hissediyorum diye” bir an telefonun ekranına baktım görüntülü mü görüşüyoruz diye .
“Evet dedim de sende bunu kullanarak sürekli beni etkilemeye çalışma kararım net” daha fazla uzatmasın diye “çok uykum var sonra konuşuruz “diyip kapattım gerçekten uykum vardı.
Rüyamda üzerimde üniformasıyla birlikte karşımda duran Ateşe bakarken etrafta oynayan krem renkli elbisesinin üzerinde minik fiyonkları olan çok tatlı bir kız çocuğu dikkatimi çekti. O kadar ısındım ki ona sonra kendi üzermde de o elbisenin aynısından olduğunu görünce tebessüm ederek yanına yaklaşmaya başladım. O sırada kız çocuğu Ateşe doğru koşup “babacım dondurma yiyelim mi “ demesiyle irkildim olduğum yerde kaldım . Kızımı kucağına alan Ateş bana dönüp “benden herşeyi çaldın bana söylmeliydin büyüdüğünü görmek hakkımdı “ diyip kızımla beraber kayboldu. Uyandığımda ter içindeydim duşa attım kendimi “Allahım yardım et “
O rüyayı gördüğümden beri yani bir haftadır yaşayan ölüden farkım yok. Rüyamı teyzeme de anlatmıştım ve “belki hissediyordur kızım bak böyle olmaz bilmek hakkı he istemezse o zaman zaten tırnağını bile göremez “ diyip beni ikna etmeye çalıştı.
“Teyze eğer isteseydi beni her türlü bulurdu. En yakın arkadaşından biri avukat diğerleri de zaten asker ve duyduğuma göre bunlar özel eğitimli askerlermiş yani beni bulması onun için çok da zor olmazdı ki Ferdaya bile sormaları yeterdi ama bulmadı o yüzden konu kapandı teyze”
“Kızım belki işin farklı bir boyutu vardır. Hem çocuk çok ciddi bir konu hem-“ telefonumun çalmasıyla sustuk arayan tabiki Ferdaydı
“Bugün nasıl bir rüya gördün anlat bakalım tatlı belam”
“Defne izmire gelebilir misin “ sesi telaşlıydı.
“Noldu Ferda söyle çabuk heyecandan doğurucam bak “
“Defne bu mümkün değil hem bu daha ilerki aylarda kullanacağın bir malzeme burda sana ihtiyacım var lütfen telefonda anlatamıyorum bende gelemiyorum lütfen gelir misin “
Hemen kalkıp küçük bir çanta aldım yanıma bebeğim 3 aylık oldu ama hala aynı kilodaydım hamile olduğum anlaşılmıyordu. Neyse siyah taytımı ve üzerne ince uzun kolluyla bir ceket alıp çıktım.
İzmire indiğimde gözlerim Defneyi arıyordu ki karşıda normalde zıplayayıp üzerime atlaması gerekirken mahçup bir şekilde bana bakıyordu.
“Kesin bir haltlar yedi “ diyerek geçirdim içimden. Ona doğru ilerliyordum ki gözüm yanındakine kaydı. Saniyelik kafamı çevirmemle tekrar baktığımda evet oydu resmen oydu kollarını göğsünde bağlamış sağ ayağını sol ayağının üzerinden atıp arkaya yaslanmış bana bakıyordu.
Resmen kendimi okulda yaramazlık yapan çocuk gibi hissettim ve bir an gerldim. Sonra kendimi toplayarak özgüvenli bir tavırla Ferdaya doğru ilerledim.
“Hoşgeldin Defne nasıldı yolculuk “
Tam ağzımı açacakken
“Nasıldı Defne bende merak ettim hatta sadece yolculuğu değil birçok şeyi merak ettim “ diyen Ateşe döndü bakışlarım. Sonrasında Ferdaya bakıp noluyor dercesine bir bakış attım ama
“Hiç ondan yardım bekleme seni kimse kurtaramaz elimden “ demesiyle
“Hassktr o kişi Ateşmiş ve biliyor dedim “ demesine de yine dışımdan konuştum. Yok cidden bu adam benim ayarlarımla oynuyor. O sırada Timurla Fıratta geldi ve kadro tamamlandı sayılır.
“Yürü konuşucaz” diyip kolumdan tuttu. Gözlerinden ateş çıkıyordur resmen.
“Bırak kolumu” etkisi bile olmadı yaptığım hamlenin
“Yürü sadece konuşucaz birşey yapmayacağım”
O sırada Fırat “Ateş sakin ol”
“Sen karışma “
“Arkadaşıma kibar davran bu aylar riskli “ öhö öhhöö “araya girdim
“Beni bırakır mısın polis çağırıcam “ aklıma ilk gelen bu oldu artık canımı acıtmaya başlıyordu ve kolumu tuttuğu yere bakarak acımı belli etmiş olmalıyım ki elini gevşetti ama bırakmadı. Herkes bize bakıyordu ve tam yine polis çağırıyorum diyecektim ki havada zemini izlerken buldum kendimi. Sırtına atmış beni öküz