Ateşin anlatımı…
O gün bu işi bana kitledikleri için çok sinirlenmiştim ama arabayı yanaştırıp kafamı çevirdiğimde gördüğümle bütün sinirim gitmişti. Karşımda duran uzun kahverengi saçlarıyla elbisesin içinde hem küçük bir kız çocuğu edasıyla bana bakarken içindeki dişiliği de görebiliyordum sanki. Düşüncelerimden sıyrılıp yanına yaklaştığımda şaşkınlığıyla beni güldürmeyi başardı. Kolundan tuttuğumda irkildi resmen ama bende daha fazlası oldu eminim. Bakışı duruşu herşeyi sanki bana özeldi. Aslında hemen dönecektim ama sırf biraz daha izlemek için kahve istedim. Kahveyi getirdikten sonra göremedim bir daha onu.
Düğün akşamı dalgınlığımı farkeden Fırat “hayırdır oğlum ne bu haller “ diyince kendime geldim.
“Aşık mı oldun yoksa “ diyip sırıtınca tepki vermediğimden durumu anlayıp “yok artık dedi”
“Bilmiyorum sadece farklı hissediyorum daha önce olmayan bişey “
“Ooo sen böyle şeyler konuşuyorsan abayı yakmışsındır belli “ düşündüm
“İmkansız “ dedim
Sabahki olayı üstü kapalı anlatınca
“Sen bunları bana anlatıyorsun hemde hiç uğraştırmadan bir de bilmiyorum imkansız ayağı çekiyorsun şuna bak oğlum kedi gibisin karşımda “ diyip kahkaha attı
“Anlattığıma pişman etme bugüne kadar hep mantıklı adımlar attım askerim oğlum ben şu an ne yapacağımı bilemiyorum ondan anlattım sana malum sen karı kız konusunda profesör olduğun için “ diyince bi de gururlandı piç
“Orası öyle tabi “ demeyi de ihmal etmedi tabi.
“Akışına bırak biraz kibar ol bi de çok konuşmamaya çalış yeter “ dedi resmen dalga geçiyordu.
“Sana bişey anlatanda suç s*ktr git Fırat “
“Dur oğlum ne sinirleniyorsun”
Akşam salona geçtik hiç sevmediğim ortam düğünlerde çok sıkılıyorum bugün arkadaşım hatırına katlanıcam mecbur diye kendimi teskin ediyordum ki kapıdan girenle şok oldum resmen. Vücudumun heryeri kaskatı kesildi lanet olsun çok güzel ve çok seksi olmuştu herkes ona bakıyordu sinirden yumruğumu sıktım . Bi de üzerine Fırat dansa kaldırmaz mı. Haberi yok tabi o kızın bu kız olduğundan. Baktım gülüşüyorlar öldürücü bakışlarımı diktim üzerlerine ama Defne Fırattan önce farkedince biraz irkildi . Yanlarına gidip danslarını bozdum evet resmen bozdum ve Defne arkasına bakmadan masasına gitti.
“Oğlum napıyosun.”
“Sana anlattığım kız bu sen de geçmiş kızla dans edip kahkaha atıyosun o ağzını şimdi “
“Nerden bileyim ben abi biraz ssohbet ettik sadece zaten”
“Ne konuştunuz “
Adının Defne olduğunu öğrendim. Ne kadar güzel bir ismi vardı kendi gibi..
gece kız tarafının evine uğramamız gerekti. Bir süre sınra Defne’nin tuhaf halleri dikkatimi çekmeye başladı. İyi görünmiyordu ve Ferda ortalıkta yoktu gelinle damat kendi hallerinde bişeyleri halletmeye çalışıyorlardı bizimkiler bahçeye çıkıyordu ki yukarıya doğru yönelen Defneye kaydı gözüm. Evin ğst katında kimse yoktu heryer karanlık olabileceği için düşüp yaralanmasından korktum ve hemen peşinden gittim odanın birinden tıkırtlar ve boğuk bir ses geliyordu hemen girdim ışığı da açamadım korkmasın diye misafir banyosuna baktığımda klozete kafasını eğmiş yere oturur vaziyette çökmüş Defneyi gördüm. Hemen saçlarından tutup sırtını sıvazlayıp yardımcı oldum. Elini yüzünğ yıkayıp kuruladım tam ağzımı açıp Ferdayı çağırayım diyecektim ki dudaklarıma değen sıcaklıkla donup kaldım. Bugüne kadar birçok kadunla beraber oldum bu benim için garip bişey değil normalde ama daha önce hiç böyle hissetmemiştim bi süre öpüştükten sınra
“Sanki evim burası” diyerek kalbimin üzerndeki elini oynattı. Sonra daha ateşli bir öpücükle yapıştım dudaklarına kendimi tutamıyordum beni nasılsa iter diye rahattım sanki ama itmek yerine bir bütün olmaya çalışıyordu sanki. Saçlarına ellerimi iyice geçirdim onu belinden tutarak yukarıya doğru kaldırdım bacaklarını belime doladı. İşte bu noktadan sonra ipler koptu bende. Her an bir gelebilirdi biri gelmese bile başkasının evinde aşağıda insanlar varken bunu yapmak hiç hoş değildi. Ama Defne durmuyordu onu yatağa yatırdğımda “Lütfen gitme “ demesiyle beni kendine daha da çekti ve olan oldu. Herşey çok kısa sürede gelişti teni tenime karıştı çok farklı hissediyordum. Öpmeye doyamıyordum ona doyamıyordım resmen. Tabi bakire olduğunu farkedince hem hoşuma gitti hemde pişman olur mu acaba diye düşündüm. O sırada telefonum çalmasıyla odadan tekrar dönmek üzere çıktım ama maalesef aldığım telefon haberiyle hemen göreve gitmem gerekti. Defneyi bu şekilde orda bırakmak çok kötüydü ama en azından Ferdaya söylemesi için Timura tembih ettim “ Ferdanın arkadaşı iyi görünmüyordu bir baksa iyi olur “ dedim. Yaptığım şey çok kötüydü kendimden nefret ettim resmen ama ona da karşı koymam imkansızdı hem o da istemişti beni bu düşünceler günlerce beynimde döndü. İzin almam imkansızdı aslında görev kısa süreliydi ama ufak tefek pürüzler çıktıkça uzamıştı. Görevim biter bitmez onu bulup konuşacaktım .
Üç ay sonra İzmire döndüğümde Ferda’yı buldum direk. Beni karşısında görünce şok oldu ve bişey sakladığını farkettim ama sorun yok öğreniriz. Ferdaya durumdan bahsedecekken haberinin olduğunı öğrendim. Daha doğrusu “demek o sendin tahmin etmiştim aslında “ demesiyle sinirlendim. Ne demek oluyordu bu. Defne kiminle seviştiğini mi bilmiyordu. “O gece eniştemin içinde çift sakinleştirici olan içeceğini defne içmiş bünyesi de alışık olmadığından onda çok farklı etki etmiş” demesiyle şok oldum. “ sana çok kızgın daha doğrusu o kişinin sen olduğunu bilmiyor ama neyse o halimden faydalandı benim asla yüzünü görmek istemiyorum “ demesiyle kan beynime sıçradı. O gece herşey çok gerçekti ne olursa olsun bedenimizin verdiği tepki bunu doğruluyordu. Benden başkası olabilme ihtimalini düşünmesi asıl sinirimi bozan oldu. Ferda’nın “daha fazlasını anlatamam bana düşmez” demesiyle ondan ikna kabiliyetimi kullanarak yardım istedim ve Defneyi buraya çağırdı.
Defne’nin anlatımı
Beni resmen adam kaçırır gibi sırtına attı ve araya bindirdi. Bebeğime bişey olacak diye aklım çıktı ama belli edemedim. Ben bu adamdan nasıl saklayacaktım hamileliğimi bilmiyorum. Arabada tek kelime etmeden yolculuğa devam ettik şehirden çıkıyorduk resmen beni alıp dağ evine mi getirdi yani noluyor ? Arabayı park edip aşağı indi ve benim de kapımı açarak inmem için işaret verdi kollarımı önümde bağlamış oturuyordu. Ki kolumdan tutup indirdi. Yok bu adam insanlıktan anlamıyor.
İçeri girdik ve ben ayakta öylece kaldım ne yapacaktık ki burda diye düşünürken bir yandan da etrafı süzüyordum. Oturmam geniş üçlü koltuğu gösterdi ama ben tekli olana oturdum. Kafasını sallayıp yanıma geldi yüzüme eğildi ve “anlat bakalım senden nasıl istifade etmişim “ dedi. Ah Ferda ah dedim. Neler anlattı kim bilir. Korktuğumu belli etmemeliydim. Dik duruşumdan ödün vermedim ama sanki dokunsa eriyip gidecekmişim gibi hissediyordum .
Bu gece nasıl bitecekti acaba ?