
“Bazı hesaplar kanla ödenmez… ben aşk ile ödedim.”Ben Asu.Çakır Selmanoğlu’nun sevdası.En çok yaraladığı…Ama en çok da sevdiği kadın.Hayat bazen insanı öyle bir yere sürükler ki, geri dönmek istersin ama yollar çoktan kapanmıştır. Benim yolum da öyle kapandı. Bir gün, bir adam çıktı karşıma. Gözlerinde fırtınalar vardı, kalbinde yangınlar… Ve o adam benim kaderim oldu.Çakır Selmanoğlu.O benim hayatıma bir sevda gibi değil, bir fırtına gibi girdi. Önce her şeyi yıktı. Gururumu, güvenimi, kalbimi… Sonra o yıkıntıların ortasında bana baktı. Öyle bir baktı ki, kaçmak istedim ama kaçamadım.Çünkü bazı adamlar vardır…Onlardan nefret edersin ama yine de kalbin onların yanında atar.Çakır işte öyle bir adamdı.Beni en çok o yaraladı.Gözyaşlarımın çoğu onun yüzünden aktı.Ama yine de… en çok o sevdi beni.Ben uçurumdan düştüğümde, beni tutan da oydu.Ben karanlığa battığımda, yolumu yakan da oydu.Bazen celladım oldu, bazen de sığınağım.Ve bir gün anladım ki…Ben o adamın kalbine zincirlenmişim.İnsan bazen esir olduğunu bile bile kalır.Ben de kaldım.Kimse zorlamadı beni.Kimse elimden tutup o ateşe sürüklemedi.Ben… kendi rızamla yandım.Çünkü aşk bazen özgürlük değildir.Bazen bir esarettir.Ve ben…Çakır Selmanoğlu’nun aşkına kendi rızamla esir oldum.Ama kimse bilmez…O aşkın içinde kaç savaş, kaç kan, kaç gözyaşı vardı.Çünkü bazı hikâyeler mutlu sonla bitmez.Bazı hikâyeler… yeniden başlar.Ve bizim hikâyemiz…Şimdi başlıyor. 🔥
