İyi okumalar Eylül Yücel Bütün bir yol heyecanımı gizlemek için uğraşmıştım ama binanın önüne geldiğimizde bunun bir faydasının olmadığını anladım. Berke arabayı Uygarların yanına park edince ikimizde indik. Benim olduğum tarafa dolanıp gülümseyerek kolunu uzattı girmem için. Kalbim hızlanırken elimin titrememesine özen göstererek girdim koluna. Gözüm gülerek yanımıza gelen Uygar ve Alya’ya kaydı. Bu tür olaylara alışık oldukları için gayet rahatlardı. Ya da bu gece hayatları için oldukça önemli bir konuşma yapmayacakları için. Bir anda bize dönen kameralar patlayan flaşlar ve bağıran insanlarla donup kalmıştım. Berke’nin ufak bir küfür savurduğunu duydum ama tepki verememiştim. Hatta patlayıp duran flaşlardan gözümü zor açıyordum. Uygarın sinirle bir şeyler söyleyip önümüzdeki magaz

