SANCAK “Efendim.” “Abi bir sorun var.” Telefon geldiğinde şirketten çıkmak üzereydim. Eylül'ün birazdan eve geçeceğini bildiğimden ben de şirkette oyalanmak istememiştim. Kendi halime gülüyordum. Planlarımın iflahı sikilirken, düşmanımın kızı olan karım için ev kuşu misali erkenden eve uçuyordum. Durumlar benim için iyi gitmiyordu. Kendi ellerimle kendi planımı başıma geçiriyormuşum gibi hissetmekten kendimi alamıyordum. Böyle olmaması gerekiyordu. Eylül'e ne kadar yaklaşırsam o kadar batıyordum sanki. Kalbi benim için dipsiz bir kuyuymuş gibi yaklaştıkça daha derine çekiliyordum. Bu yüzdendi sanırım sorun kelimesini duyduğum anda adımlarımın sekteye uğraması… “Ne sorunu? Eylül iyi mi?” “Abi…” “Geveleme amına koyayım!” “Abi birileri, biz müdahale edemeden Eylül Hanımı aldı.”

