İçimde bir yerler yanıyordu.İçimde bir yerler kül oluyordu.İçimde bir yerler yok oluyordu. İçimde bir yerler kayboluyordu.Gözlerimi sıkıca yumdum.Onu görmek bana hiç mi hiç iyi gelmemişti.
Onu görmek içimde derin bir uykuya yatan hislerimi bir anda uyandırmıştı.Dudaklarımı sıkıca birbirine bastırdım.Sanki ağzımı açsam konuşabilecektim. Sanki ağzımı açsam ses çıkacaktı.Gözlerimin önünde canlana anıyla ellerim iki yanımda yumruk olu.Hem yanımda dikilen adamın kokusu bedenimi kendine hapsetmişti.Anılar beni çimine içine sürüklüyordum.Ne kadar hatırlamamak istesem de ne kadar unutmak istesem de yanımda duran adamın kokusu beni anıların içine çekiyor sadece çekmekle de kalmıyor adeta sürüklüyordu.Beni bambaşka anılara sürüklüyordu.
Onun olduğu kokusunun bulunduğu her yer benim cennetimdi.Bir insan başka bir insanı bu denli çok sevebilir miydi?
Bazen ben bile kendime kalbime şaşıp kalıyordum.Onu bu kadar çok sevmem gerçek miydi doğru muydu?
***********************
Çantamdan zorlukla bulduğum anahtarımı çıkarıp kapıyı açtım.Evin içinde ıssız bir karanlık beni karşıladığında kaşlarım çatıldı.Omuzlarım çöktü.Çantamı ve paltomu vestiyere fırlattım.Botlarımı çıkarırken bir yandan da göz ucuyla etrafa bakınıyordum
''Yavuzz ''
E vin karanlık olduğunu bile bile seslenmiştim.Hiç ses gelmediğinde ofladım.Sözde Yavuz Bey bugün benden önce geleceğine söz vermişti.Sahte kızgınlığım beni bile gülümsetmişti.Ona kızamıyordum onu o kadar çok seviyordum ki kızmaya fırsatım dahi olmuyordu.Derin bir nefes aldım.
''Of Yavuz ya hani benden önce gelecektin''
Bıkkınca doğruldum.Bir elim ışığı açmak için uzandığında yanmayan ışıklarla kaşlarım çatıldı.Bir iki defa daha hızla açıp kapadım ama ışıklar bir türlü yanmıyordu.Çantamdan telefonumu bulup çıkardım.Sevdiğim adamın numarasını tuşlayıp vestiyere yaslandım.Evin içinde yüksek bir ses yankılandığında olduğum yerde korkuyla sıçradım.
''Yavuz''
Sesim korkudan titremeye başlamıştı.Telefonun zil sesi git gide yaklaşıyordu .Ardından koridorun başında elindeki telefonun ışığıyla karanlığın içinden yüzünde ki ışıltılı gülümsemesi ile çıkageldiğinde kasılan omuzlarımı gevşettim. Bu anın binlşerce anımın içinde canlanacağını bilsem daha uzun bakardım ona.Anılarımda hiç kaybolmasın hep benimle kalsın diye daha uzun bakardım içime sindire sindire upuzun bakardım.
''Aşkım korktum ama''
Yavuz telefonunu cebine atıp bana yaklaştı.Ellerimi sımsıkı tuttu.
''Ne oluyor Yavuz .Işıklar neden yanmıyor?''
Avuç içlerimi kendine çekip upuzun öptü ardından beni kendine çekip uzun uzun sarıldı.Gülümseyerek kollarımı sıkıca ona sardım.Benim yuvam buraydı.BU sıcacık kollar benim yurdumdu.Hep ait olmak istediğim yer burasıydı.Hiç kopmak istemediğim vatanımdı.
''Birileri beni özlemiş sanırsam''
Benden hafifçe uzaklaştı.Elimi sımsıkı tutup beni çekiştirmeye başladığında kaşlarım çatıldı.
''Önce şu elektrik işini biz çözelim Yavuz.Niye gitti bu ışıklar.Binanın içinde vardı asl..''
Parmaklarıma yapışan gül yaprakları gözlerimi kamaştıran yüzlerce mum ve kocaman açılmış gözlerle yavuza döndüğümde elinde ki pırlanta kutusu ile bana dönmüş dizlerinin üstüne çökmüştü bile.Nefesimi tutmuş onu izliyordum.
''Yavuz''
Adını adeta çığlık atarcasına bağırmıştım.
''Seni çok seviyorum Elif. O kadar çok seviyorum ki sen yanımdayken elimi sımsıkı tutarken bile seni özlüyorum hep yanımda ol benim yanımdan hiç ayrılma istiyordum.Sen benim yaşama sebebimsin,yaşam kaynağımsınSen olmazsan ben yaşayamam hayatımda ki tek ışık tek ses tek renk sensin sevgilim.Ben hayatımdaki sesler hiç susmasın renkler hiç kaybolmasın istiyorum.Benimle evlen sevgilim benimle evlen ki hayatım cıvıl cıvıl renklensin senin sesin doldursun hayatımı.Sen aydınlat evimi yuvamı kalbimi.Senin ışığın bu karanlığı yok etsin aydınlatsın ruhumu.''
Kocaman açılmış gözlerimden yaşlar dökülüyordu.Bu gerçek miydi?Şu an yaşanan her şey gerçek miydi?Yavuz bana evlenme teklifi mi etmişti yani.Bu hayalini dahi kuramayacağım kadar güzel bir andı.Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu.Bir elim onu zapt etmek istercesine kalbimin üzerine kondu.Gözlerim yaşlarla dolduğunda titrek bir nefes çektim içime.
Yavuz bana evlenme teklifi etmişti.
Yavuz bana evlenme teklifi etmişti.
Yavuz bana evlenme teklifi etmişti.
Dizlerinin üzerine çökmüş gülümeyerek bana parıldayan yüzüğü uzatıyor soran gözlerle bana bakıyordu.Dudaklarımı sıkıca birbirine bastırdım.Yanakalrıma yaşlar süzülmeye başladığında elimi yüzüme doğru salladım.Sakin olmalıydım böyle müthiş bir anı ağlayarak heba etmek istemiyordum.Anılarımda hep gülümseyerek hatırlamka istiyordum bu anıyı.Elimin tersi ile yanakalrımda ki yaşları kuruladım.Derin bir nefes aldım.Gözlerim onun gözlerine kaydı.
Ben bu adamı çok seviyordum.,
Ben bu adama deliler gibi aşıktım.Bu adam benim hayatım ruhum nefesim kalbimdi.Onun kalbiyle birlikte uyanıyor onun kalbiyle birlikte uyuyordum.Ürkekçe iç çektim.Yüzümde keyifli bir tebessüm oluştu.Kafamı aşağı yukarı salladım.Gözlerimden yaşlar tekrar süzülmeye başladığında ofladım.Yavuz gülümseyerek bana bakıyordu.Derin bir nefes aldım.
''Evet.''
diye fısıldadım önce.Hayatımda bu kadar mutlu olduğum başka bir anı hatırlayamıyordum.
''Evet sevgilim .Sonsuza kadar evet ölene kadar evet''
diye mırıldandığımda bir anda odanın ışıkları açıldı..Gözlerim şaşkınlıkla etrafta gezindi.Dudakalrımın arasından minik kıkırdamalar çıktı.Gözlerim onun gözlerine kaydı.Aşıktım .çOk aşıktım.Onun gözlerine bakmak bile kalbimi yerle yeksan ediyor eritiyordu.
O olmadan yaşayamazdım.O olmadan nefes alamazdım.O benim kalbimdi.
''Çok şükür kalbim de ruhum da aydınlandı ışığınla.''
Parmağıma geçirilen yüzükle gülümsedim .Yavuz ayağa kalkıp alnını alnıma yasladiginda zaman durdu sanki.Dursun da istedim.Olene kadar bu anı yaşamak istiyordum.Bu an sonsuz olsun istiyordum.Hep kalbimde buyutecegim sonsuz bir anı olarak kalacaktı.
Bu anı hep yaşamak istediğim bir yara olarak içimde kalacak bu yara gitgide büyüyecek beni koca bir kabuğa dönüştürecekti.Bu anı hep hatırlayıp hiç unutmayacaktım.
''Sen benimsin ben seninim ''
Duyduğum sözler yanakalarımın daha çok ıslanmasına sebep oldu.Elim kalbinin üzerine gitti.Kalbinin atışı pamaklarımın ucundaydı.Gözlerim usulca kapandı.
''Kalbin benim Yavuz.Bu kalp bana ait''
diye mırıldandım.Ardından sımsıkı sarıldık birbirimize.Sanki ayrılığın tuzlu kokusunu almışcasına sımsıkı sarıldık birbirimize.
''Sana ait.Sadece sana''